Gündem [1,084]

Gündem
O komutan konuştu yeni bir çözüm sürecinin başlatılacakYeni bir çözüm sürecinin başlatılacağına kesin gözüyle baktığını söyleyen Albay Hasan Atilla Uğur, “Çözüm süreci yapılırken, şehit anaları kan ağladılar, kimse duymadı. Şehitler mezarlarında ters döndü. Yine aynı yollara başvurulmamalı” dedi.
Roportajın Tamamı için TIKLAYIN
Albay Hasan Atilla Uğur, Kuleli Askeri Lisesi'nden sonra eğitimine Kara Harp Okulu'nda devam etmiş, 1979 yılında Jandarma Teğmen rütbesiyle mezun olmuş, Piyade Okulu ve Jandarma Okulu'nu bitirdikten sonra komando eğitimi almış, çeşitli görevlerden sonra 2002-2004 yılları arasında Jandarma Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı görevinde, 2005-2007 yıllarında Çanakkale Eğitim Alay Komutanlığı görevinde bulunmuştur. 1999 yılında yakalanarak Türkiye'ye getirilen Abdullah Öcalan'ın ilk sorgulamalarını yapan Atilla Uğur 2007 yılında kendi isteğiyle emekli olmuştur. Üstlendiği görevleri başarıyla tamamlayan Uğur, 2008 yılında FETÖ kumpası Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmış, 10 Mart 2014 tarihinde tahliye olmuştur. Kitapları: Dün, Bugün, Yarın, İşte Gerçekler ve Sorgu Odasında Apo.
212 0 30.10.2022

Gündem
Üç Askeri kaçıran teröriste verilen 10 yıl hapis cezasını Yargıtay bozduTerör örgütü PKK'nın kırsal ile şehir merkezi arasındaki eleman temini ve lojistik işlerini organize etmek suçundan aranan Mehmet Bedri Kocakaya, 20 Ocak 2016'da kalaşnikof, Glock silah, el bombası ve hücum yeleğiyle yakalandı.Yargılanan Kocakaya, 21 Ekim 2012'de Lice'de yol kesip askerler Melih Dikyol, Hakan Özer ve Uğur Sert'i de kaçırdığı gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet ve 40 yıl hapisle cezalandırıldı. Dosyayı inceleyen Yargtay, teröriste verilen ağırlaştırılmış müebbedi onarken, üç askerin kaçırılmasıyla ilgili kararı ise bozdu.
OKUL ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARI ÖRGÜTE GÖTÜRÜYORDU
Yargıtay, sanığın lise ve dengi okullarda öğrenim çağındaki çocukları dağ kadrosuna teslim etmek üzereyken Kocaköy ilçe otogarında iki kadınla buluşacağı bilgisi alınınca yakalandığını belirtti. Sanığın polisleri görünce koltuk altına gizlediği tabancayla polise ateş etmek isterken yakalandığı ve cebinde bir miktar uyuşturucu çıktığı, aracındaki aramada kalaşnikof tüfek, bu silaha ait çok sayıda mermi, el bombası, kütüklük ve hücum yeleği ele geçirildiği kaydedildi.
“GÜVENİLİR BİR KURYE”
Yargıtay, öldürülen bir teröristin üzerinden çıkan el yazmalı bir notta sanıktan, “Mehmet Bedri Kocakaya. Rızgar arkadaşın abisi (terörist kardeşi Felat Kocakaya) Mahlê Köyündendir. Reber ile Herdem (Diyarbakır bölge sorumluları) arkadaşlara bağlı çalışır. Esrarı var. Birçok çalışmada ve Angül eyleminde (Duru Jandarma Karakolu'na saldırı) görev almıştır. Güvenilir, sağlam” diye söz edildiği ve notun altında da kullandığı cep telefonu numarasının yer aldığı dikkate alındında terör örgütü içinde güvenilir bir kurye olduğu ifade edildi.
SUCUK, ŞEKER VE EMANET
Yargıtay, sanığın telefon görüşmelerini büyük gizlilik içinde yürütüp teröristlerle yaptığı görüşmelerde istihbarata karşı koyma tekniklerini kullanarak silah ve mühimmatlardan, “Sucuk, şeker ve emanet” diye söz ettiğine dikkat çekti.Yargıtay, sanığın örgütün en büyük finans kaynağı olan Lice'de uyuşturucunun para trafiğini organize ettiğini, ülke birliğini ve bütünlüğünü bozmak suçundan ağırlaştırılmış müebbet izinsiz silah ve patlayıcı madde bulundurmaktan 30 yıl 1 ay 15 gün, hapisle cezalandırılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükmün oy birliğiyle onanmasını kararlaştırdı. Yargıtay askerlerin kaçırılmasından sorumlu tutularak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçlarından 10 yıl hapisle cezalandırılması kararını ise bozdu.
BERAAT ETTİ
Yargıtay, her ne kadar teşhis tutanaklarında sanığın kaçırma eyleminde yer aldığı belirtilmiş olsa da, mağdurlar alınan ifadelerinde kendilerini kaçıran kişini yüzlerinin puşi ile sarılı olduğunu ve gece karanlığında yüzünü göremedikleri şeklinde ifadeleri dikkate alındığında “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince kaçırma eyleminden sorumlu tutulamayacağını belirtti.Yargıtay her ne kadar iki gizli tanığın ifadesinde, üç askeri sanığın kaçırdığını belirtmiş olsalar da, gizli tanık beyanının tek başına hükme esas alınamayacağını, bunu destekleyen yan delil yoksa kişi hakkında mahkumiyet hükmü kurulamayacağını belirtti.Yargıtay bu nedenle sanığın delil yetersizliğinden beraat etmesi gerekirken kaçırma suçundan verilen 10 yıl hapis cezasının usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmetti. Yeniden hakim karşısına çıkan sanık hakkında beraat kararı verildi.Sözcü
311 0 29.10.2022

Gündem
Sahte istihbaratçı yarbay tutuklandıBir ihbarı değerlendiren Aydın İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kendisini istihbaratçı yarbay olarak tanıtan A. İ.'yi izlemeye aldı.Para karşılığında vatandaşların hazine arazilerinin satışı veya silah ruhsatı almada karşılaştıkları sorunları çözeceği vaadinde bulunduğunu, işbirlikçisi M. K. ile birlikte hazırladıkları sahte belgeleri imzalattıkları bir çok vatandaşı yüksek miktarda borçlandırdıklarını tespit etti.
TEKRAR GELİNCE YAKALANDILAR
Mağdur vatandaşlara yeni belgeler imzalatmak ve para almak için gelecekleri duyumunu alan jandarma ekipleri, M. K. ile A. İ.'yi gözaltına aldı.Adli makamlardan alınan izinle ev ve otomobillerinde yapılan aramalarda Aydın ve farklı illerde bulunan Milli Emlak Müdürlüklerine ait çok sayıda belge ele geçirildi.Gözaltına alınan şahıslar çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak Aydın E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.Sözcü
187 0 29.10.2022

Gündem
7 Şehit verilen 200 kilometrelik yolun yapımına yeniden başlandıTeröristlerin saldırılarında 7 şehit verilen, Şırnak-Van kara yolunun yapımına 2 yıl aradan sonra yeniden başlandı. 2013'te başlanan yol, terör olayları nedeniyle yarım kalmıştı. Yol tamamlandığında 6 saatlik mesafeyi 2 saate düşürecek. Yolda incelemelerde bulunan Şırnak Valisi Osman Bilgin, "Van yolunu en kısa sürede yapacağız. Terör koridorunu da böleceğiz. Bu yolun yapılması, terör örgütünün bitmesi anlamına gelir. O nedenle bu yola karşı çıkıyorlar" dedi.Kentte 2013'te, dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Binali Yıldırım tarafından temeli atılan ve terör olayları nedeniyle zaman zaman yapımı duran 200 kilometrelik Şırnak-Van kara yolunda çalışmalar 2 yıl aranın ardından 2 ay önce yeniden başladı. O dönem teröristlerin yoğun olduğu "Bestler Dereler" bölgesinin de geçiş güzergahında olan yeni kestirme yol, güvenlik güçlerinin operasyonlarıyla neredeyse terörden arındırıldı. 26 Eylül 2016'da teröristlerin saldırısında 6 asker, 2 Temmuz 2017'de yol çalışmasında görevli 1 işçi şehit oldu, 2 işçi yaralandı, onlarca araç ise yakıldı. Yolda çalışmalar 2 yıl önce durdu. Terör örgütü PKK'nın engellemeye çalıştığı yol inşaatında çalışmalar yeniden başladı. Yol güzergahındaki sarp dağlarda toplam uzunluğu 15 kilometre olan 12 tünel açılacak.
Proje kapsamında yolun girişi olan ilk tünelin yapımı devam ediyor. Altyapısı tamamlanan tünel 2 bin 820 metre uzunluğunda olacak. Şırnak-Van arasındaki 390 kilometre olan yol şu anda 6 saatte katediliyor. Yol tamamlandığında bu mesafe 190 kilometreye düşecek, süre 2 saate inecek. Yolun tamamlanmasıyla terör nedeniyle güvenlik amacıyla boşaltılan yerleşim yerlerine yeniden dönüşün sağlanması, arazilerin işletilmesi, bölgenin tarım, hayvancılık ve madencilik potansiyelinin ülke ekonomisine kazandırılması hedefleniyor.
'EN KISA SÜREDE TAMAMLAYACAĞIZ'
Çalışmaları yerinde inceleyen Vali Osman Bilgin, Şırnak için çok önemli olan yolun başlangıcında olduklarını ifade ederek, "Bu yol, Şırnak halkının uzun yıllardır beklediği en önemli projelerden biri. Burada 2 bin 850 metre uzunluğunda bir tünelden bahsediyoruz. Bu tünelin yanında ayrıca 12 tünel yapılacak. Bu yolla birlikte insanların 6 saatlik Van yolu 2 saate inecek. Hem kilometre, hem zaman, hem de akaryakıttan tasarruf sağlanacak. Her yönüyle ilimiz, bölgemiz için hatta Irak, İran, Suriye bağlantısını yapacak. Eski dönemlerde bırakın burada yol yapmayı güvenlik nedeniyle insanlar bu bölgelere gelemiyorlardı. Şimdi Şırnak'ın 2 tane çevre yolu oluyor. Şırnak-Siirt-Hakkari ve Şırnak-Mardin-Hakkari çevre yollarına sahip oluyoruz. Bu çevre yolları şehrimizin trafiğini de rahatlatacaktır" diye konuştu.
'TERÖR KORİDORUNU DA BÖLECEĞİZ'
Yolun yapımına bazı kesimlerin karşı çıktığını belirten Vali Bilgin, "Madem siz bu halkı seviyorsunuz, madem bu halkın gelişmesini istiyorsunuz, neden yolun yapılmasına karşısınız? Onlar buradaki halkı katledip, kendi otoriteleri altında halkın özgürce yaşamasının önüne geçerek, dilenci pozisyonuna getirip, ömür boyu sırça köşklerinde yaşamak istiyorlar. Van yolunu biz en kısa sürede yapacağız. Bu terör koridorunu da böleceğiz. Bu yolun yapılması terör örgütünün bitmesi anlamına gelir. O nedenle bu yola karşı çıkıyorlar. Biz, onlar karşı çıksa da 7 gün 24 saat vatandaşlarımızın yanındayız ve bu yolu yapacağız. Bu yolun bitmesi çok önem veriyoruz. Bu tünellerin yapımı için teknik bir süre gerekiyor ama en kısa sürede halkımız bu yolu kullanmaya başlayacaktır. Şu anda Besta'da 7 köyümüz boş ama mezralarıyla beraber bu ciddi bir sayı ediyor. 30 mezrası olan bir alandan bahsediyoruz. 4 milyona yakın küçükbaş hayvan, 300 bine yakın da büyükbaş hayvan bakabileceğimiz bir alandan söz ediyoruz. Biz orada vatandaşlarımıza hem hayvancılık yaptıracağız, hem köylerimize geri dönüşüm, hem de rahat bir şekilde ulaşımını sağlamış olacağız" ifadelerini kullandı.Yenihaberden
305 0 28.10.2022

Gündem
Hdp'li Aysel Tuğluk hakkında tahliye kararı verildiKocaeli Kandıra Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP eski milletvekili Aysel Tuğluk'un sağlık sorunları nedeniyle tahliyesine karar verildi. 2016'da tutuklanan ve 'yasadışı örgüt üyeliği' suçlamasıyla 10 yıl hapis cezası verilen Tuğluk'a bu süreçte ciddi hafıza kaybının ardından demans tanısı konulmuştu.2016'da gözaltına alınarak 2017'de, Ankara 17. Ağır Ceza mahkemesi tarafından 'yasadışı örgüt üyeliği' suçlamasıyla 10 yıl hapis cezası verilen HDP eski milletvekili Aysel Tuğluk'un sağlık sorunları nedeniyle tahliyesine karar verildi.
ADLİ TIP KURUMU "CEZAEVİNDE KALAMAZ" RAPORU VERMİŞTİ
Adli Tıp Kurumu, Kocaeli 1 No'lu F Tipi'nde Aralık 2016'dan beri tutuklu olan ve bir süredir demans teşhisi konulması nedeniyle tahliyesi talep edilen HDP eski Eş Genel Başkanı Aysel Tuğluk hakkında "Cezaevinde kalamaz" raporu verdi. Raporun ardından avukatlar Tuğluk'un serbest bırakılması için başvuruda bulundu. Raporu ve başvuruyı değerleniren mahkeme Aysel Tuğluk hakkında tahliye kararı verdi.
NE OLMUŞTU?
4 Kasım 2016'da HDP eş genel başkanlarının ve milletvekillerinin tutuklanmasıyla başlayan süreçte Aysel Tuğluk da 26 Aralık 2016'da gözaltına alındı. HDP Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Tuğluk hakkında 28 Aralık 2016'da tutuklama kararı verildi. Hazırlanan iddianamede Tuğluk'a "yasadışı örgüt üyeliği" suçlaması yöneltildi. Gerekçesi ise Demokratik Toplum Kongresi (DTK) eş başkanı iken yaptığı konuşmalar, basın açıklamaları ve TV röportajları idi. Yargılama sonunda Tuğluk'a 2017'de, Ankara 17. Ağır Ceza mahkemesi tarafından örgüt üyeliği iddiasıyla 10 yıl hapis cezası verildi.
DEMANS TEŞHİSİ KONULDU
Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde bulunan Tuğluk'a bu süreçle ciddi hafıza kaybının ardından demans tanısı konuldu. Kocaeli Yüksek Güvenlikli Ceza ve İnfaz Kurumu Müdürlüğü, "Tuğluk'un cezasının infazının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine" dair 22 Mart 2021 tarihli bir yazıyla Kocaeli Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na başvurdu. 1 No'lu F Tipi Fakültenin Adli Tıp, Psikiyatri, Nöroloji, Dahiliye ve Kardiyoloji ana bilim dallarında uzman doktorlar tarafından yapılan muayene ve değerlendirmelerin sonucunda hazırlanan 12 Temmuz 2021 tarih raporda, "…kişiye cezaevi koşullarında sağlanabilecek tıbbi destek ve bakımın yeterliliğinde sorun yaşanabileceği, yaşamını bir başkasının yardımı olmaksızın tek başına sürdürmesinin mümkün olmadığı, cezaevi koşullarında bir başkasının yardımı olmaksızın zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamayacağı, dolayısıyla cezasının infazının ertelenmesi gerektiği" belirtildi.haberler
179 0 27.10.2022

Gündem
Tabipleri Birliği Başkanı Fincancı tutuklandıDün sabah “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla gözaltına alınan Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı tutuklandı.Hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan yürütülen soruşturma kapsamında dün sabah İstanbul'da gözaltına alınan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi'ne sevk edildi.Şebnem Korur Fincancı, soruşturmayı yürüten Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nda görevli savcıya 2.5 saat ifade verdi.Öğle saatlerinde tutuklanma talebiyle sulh ceza mahkemesine sevk edilen Fincancı, tutuklandı.Terör örgütü PKK'ya yakın bir kanal, Zap bölgesinde 17 PKK'lının kimyasal silah kullanılarak öldürüldüğünü iddia etmiş; adli tıp uzmanı Dr. Fincancı, kanalın yayınına katılarak kimyasal silahlarla ilgili tıbbi değerlendirmelerde bulunmuştu.
Fincancı, sosyal medyada dolaşıma giren ve teröristlere ait olduğu iddia edilen görüntüleri izlediğini ve incelediğini belirterek, şunları söylemişti:“Belli ki sinir sistemini doğrudan tutan toksik gazlardan, zehirli gazlardan, kimyasal gazlardan biri kullanılmış durumda. Tabii çok çeşitli kimyasal silahlar var. Her ne kadar kullanılması yasak olsa da ne yazık ki bu yasaklanmış silahların çatışmalarda kullanıldığını da görüyoruz. Böyle bir iddia ortaya çıktığında nasıl araştırma yapılacağının da Minnesota Protokolü'yle ele alınması gerekiyor. Bağımsız heyetlerce bu bölgelerde inceleme yapılması bir zorunluluk.sözcü
195 0 27.10.2022

Gündem
TSK Kimyasal silah kullandı sözlerine soruşturma açıldıTürk Tabibler Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı önceki gün katıldığı yayında TSK'nın kimyasal silah kullandığını iddia etti. Korur, "Daha önce de incelemiştim. Belli ki sinir sistemini doğrudan tutan toksik gazlardan, kimyasal gazlardan, zehirli gazlardan biri kullanılmış durumda. Çok çeşitli kimyasal silahlar var. Her ne kadar kullanılması yasak ise de ne yazık ki bu yasaklanmış silahların çatışmalarda kullanıldığını da görüyoruz" dedi.Bu açıklamalara art arda sert tepkiler gelirken yaşanan gelişmelerden sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı hakkında soruşturma başlatıldı.
Azerbaycan dönüşü gazetecilere konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bu iddiaya çok sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Bu konuyla ilgili arkadaşlarıma da söyledim ve Hulusi Paşa ile de bunu tekrar tekrar konuştuk. Arkadaşlar hemen süratle davaları açtılar ve bunun peşini kesinlikle bırakmayacağız. Hem tazminat hem ağır ceza davalarla üzerine gideceğiz. Silahlı Kuvvetlerimizin bugüne kadar kimyasal silah kullanmak gibi bir taksiratı yoktur. Attığı bütün adımları uluslararası hukuk neyi gerektiriyorsa bu çerçevede atmıştır ve bu çerçevede atmaya da devam edecektir." dedi.
"BUNLAR AHLAKSIZ, NAMUSSUZ"
"Bu, bunların namussuzluklarındandır, ahlaksızlıklarındandır." diyen Erdoğan şöyle devam etti: "Bunlar ilk defa da bu iftiraları atıyor değiller. Bunlar densizdir, bunlar ahlaksızdır. Ordumuza hep attıkları çamur budur. Çamur at, tutmazsa iz bırakır diye düşünüyorlar. Bu komünizmin, komünistlerin de en önemli şiarıdır. Bunlar da onların artıkları olduğu için bu tür iftiraları her zaman atacaklardır. Biz de hukuk içerisinde ne gerekiyorsa bunlara bunun hesabını orada soracağız."
177 0 21.10.2022

Gündem
Bakan'ın açıklaması Şehit ailelerini mutlu ettiZonguldak Maden Şehit Aileleri Yaşatma Derneği Başkanı Çetin Yiğit, şehit madenci ailelerinin kamuda istihdamına yönelik yıl sınırlandırmasının kaldırılacağına ilişkin alınan karar nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bakanlara teşekkür etti. Bartın'ın Amasra ilçesinde grizu patlaması nedeniyle meydana gelen maden kazası sonrası, hayatını kaybedenlerin ailelerinden birinin kamuda istihdam edilmesine yönelik alınan karar gündeme geldi.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı bu konuda, "Daha önce de maden şehitleri var ve bir kanun çıkmış, maden şehitlerinin ailelerinden her aileden onların seçtikleri birini istihdama sokuyoruz, kamuda istedikleri yere. Yani tekrar aynı işletme değil, istedikleri yere çocuklarını ya da aile yakınlarını. O sınırlandırılmış. O sınırlandırmayı kaldırıyoruz şimdi. Çalışmayı hazırlamıştık ama bu olay ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.
Söz konusu açıklamayı Zonguldak Maden Şehit Aileleri Yaşatma Derneği Başkanı Çetin Yiğit değerlendirdi. Çetin Yiğit, Amasra'da meydana gelen maden kazasının ardından cumartesi günü bölgeye gelen İçişleri Bakanı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Türk İş Genel Başkanı Ergün Atalay ile Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Hakan Yeşil'in kendisini çağırarak daha önce görüşmelerini yaptığı bu yasa ile ilgili tekrar bilgi aldıklarını söylediYaklaşık 6 ay kadar önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şehit madenci ailesi çocuklarının kamuda istihdamına yönelik yıl sınırlamasının kaldırılmasına ilişkin talimat verdiğini hatırlatan Yiğit, yapılacak düzenlemenin yerinde bir karar olarak değerlendirdi.
Çıkarılacak olan yasadan 400 şehit madenci ailesi ile son olarak Amasra'da şehit olan 41 madenci ailesinin yararlanacağını anlatan Yiğit, “Cumartesi günü Amasra bölgesindeyken Enerji Bakanımız Fatih Dönmez, Çalışma Bakanımız Vedat Bilgin, İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu, Türk İş Genel Başkanımız Ergün Atalay, GMİS Genel Başkanımız Hakan Yeşil, Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu ile beraber beni çağırdılar. Medin şehidi aileleri ile ilgili olarak bakanımıza verdiğimiz bir konu vardı. Cumhurbaşkanımızın da bu konuda 5-6 ay önce bir talimatı vardı bu konunun çözülmesi noktasında. ‘Ne yapabiliriz, nasıl olur?' diye benden bilgi istediler. Bende kendilerine konunun düzelmesi için 2003 ve 2014 tarih sınırlamasının kaldırılması gerektiğini, ayrı bir düzenleme yapıldığında tekrar bir mağduriyet doğabileceğini söyledim" dedi.
Sözlerine devam eden Yiğit şunları kaydetti: "Tek çözümün 2003 ve 2014 tarih sınırlandırmasının kaldırılıp tüm maden şehidi ailelerinin bundan faydalanması gerektiğini söyledik. Onlarda konuya olumlu bakıp ‘Bu şekilde yapalım' dediler. İçişleri Bakanımız ‘önümüzdeki günlerde görüşülecek olan torba yasaya bunu da koyalım. Bir an önce bu konuyu çözelim' dediler. Bu günde Bakanımız açıklama yaptı. Ben bu bağlamda Çalışma Bakanımıza, Enerji Bakanımıza, İçişleri Bakanımıza, Türk İş Genel Başkanına, GMİS Genel Başkanına ve Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. En azından ailelerimiz için iyi bir sonuç oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
Yeni çıkacak yasa ile 400 şehit madenci yakını kamuda istihdam edilecek.2003-2014 arasında bu yasadan faydalanan Türkiye genelinde 162 madenci ailesinin olduğunu, yeni çıkacak yasa ile birlikte 400 şehit madenci ailesinin daha kamuda istihdam edileceğini ifade eden Yiğit, Amasra'da ki 41 şehit madenci ailesi ile birlikte bu sayının 441-450 civarında olacağını söyledi. Yiğit ayrıca Soma'da meydana gelen kazada şehit olan madenci aileleri ilgili yasanın ise ‘Terör şehidi aileleri' yasasının içerisine konularak bu şekilde değerlendirildiğini ifade etti. Bakan Bilgin'in verdiği müjdeyi olumlu bulmakla birlikte Amasra'da 3 gün önce 41 madencinin şehit olması nedeniyle sevinemediklerini belirten Yiğit, kendisinin de 11 yaşındayken babasının madende şehit olduğunu belirterek, “O acıları en iyi biz biliyoruz” diye konuştu.
225 0 19.10.2022

Gündem
Lüblana Asker gönderme Tezkeresi 1 yıl daha uzatıldıBirleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) kapsamında Lübnan'da bulunan Türk askerinin görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 11 Ağustos 2006'da kabul ettiği 1701 sayılı karar ve Tbmm'nin 5 Eylül 2006 tarihli kararıyla 1 yıl için verdiği izin kapsamında, Türkiye'nin, Lübnan'da konuşlu UNIFIL'e Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarıyla katkı sağladığı, iznin süresinin son olarak 31 Ekim 2021'den itibaren 1 yıl uzatıldığı hatırlatıldı.
Türkiye'nin, UNIFIL'e yaptığı katkılarla barışı koruma harekatının etkin biçimde icrasında önemli bir işlev üstlendiği belirtilen tezkerede, “Türkiye'nin katkısı gerek BM sistemi içinde gerek bölgesel ve küresel ölçekte gerekse kapsamlı sivil-asker iş birliği faaliyetleri vasıtasıyla Lübnan toplumunun her kesimi nezdinde görünürlüğünün artmasına, ayrıca barış ve istikrarın korunmasına yönelik politikasının sürdürülmesine hizmet etti. Bu itibarla UNIFIL'e katkımızın sürdürülmesinin önem arz ettiği değerlendiriliyor” ifadelerine yer verildi.
UNIFIL'in görev süresinin BMGK tarafından 31 Ağustos 2023'e kadar uzatıldığı hatırlatılan tezkerede, bu kapsamda Lübnan ile ikili ilişkiler ve bölgedeki güvenlik şartları da göz önünde tutularak hudut, şümul ve miktarı Cumhurbaşkanınca belirlenecek TSK unsurlarının, BMGK ve TBMM kararıyla, tespit edilen ilkeler kapsamında, 31 Ekim 2022'den itibaren 1 yıl daha UNIFIL'e iştirak etmesi için gereğinin yapılması istendi.
MALİ VE ORTA AFRİKA CUMHURİYETİ TEZKERESİ DE TBMM'DE
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla gönderilen tezkerede, daha önce BM Güvenlik Konseyi kararıyla Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu'nun (MINUSMA) kurulduğu anımsatıldı.Bölgedeki istikrara dikkat çekilen tezkerede “Afrika'da bölgesel istikrar ve barış için tehdit oluşturan insani ve siyasi krizlerin çözümüne ülkemizce askeri katkıda bulunulmasının bölgede ve genel olarak Afrika kıtasında izlemekte olduğumuz faal dış politikamızın doğal bir uzantısını oluşturacağı değerlendirilmiştir” denildi.TBMM tarafından süresinin son olarak 19 Ekim 2021 tarihinde uzatıldığının hatırlatıldığı tezkerenin Cumhurbaşkanınca verilecek izin ve belirlenecek esaslar çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin görev süresinin 31 Ekim 2022 tarihinde itibaren bir yıl uzatılması istendi.sözcü
174 0 18.10.2022

Gündem
Tüm Madenciler Şehit sayılacak İş Hakkı verilecek açıklamasıÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin "2023'e doğru şehir buluşmaları Afyonkarahisar" programında konuştu.Toplantının, maden kazası ve madende 41 şehit ve yaralılarımızın olduğu günlere tesadüf etmesi üzüntü verici. Milletimiz bu acıyı yaşarken bunun sarsıntısı içerisindeyken böyle bir toplantıda sizlerle buluşuyorum. Tabi dün çok geç saatlerde gece yarısı Bartın'dan Ankara'ya geldik. En son bir maden şehidimiz aynı zamanda bizim sosyal güvenlik kurumumuzda çalışan bir hanımefendi oğlunu kaybetmiş ona da taziye ziyaretinde bulunduk. Çok sayıda cenazeye şehitlerimizin cenazelerine evlerine gittik. Ateş düştüğü yeri yakıyor gerçekten büyük bir acı var Bartın'da. Fakat onların hissettiğini hiç kimse o düzeyde hissetmesi anlaması zor. Belki anlamaya çalışabiliriz fakat yaşamamız zor.
Bu acıların inşallah sorunları ortaya çıkar. Bu acıları ortadan kaldırmaz fakat bu ülkede hata yapanın, kusuru olanın, ya da yanlış yapanın yanına kar kalmadığını da ortaya koymamız lazım. Bu bizim sorumluluğumuz. Biz de iş müfettişleri ve iş sağlığı uzmanlarından kurulu bir heyeti genişleterek bölgeye gönderdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda söylediği açıktır. Olay bütün yönleriyle ortaya çıkarılmalıdır ve çıkacaktır buna inanıyoruz. Maden şehitlerinin aile bireylerinin kamuda istihdamı ile ilgili sınırlandırmayı kaldırıyoruz.TRTHABER
Not:Mevcut Hükümet 13/5/2014 tarihinde Manisa Soma ilçesinde 301 Madencinin vefatından sonra 21 Mayıs 2018 tarih Sayı : 30427 sayılı resmi Gazatede 10/6/2003 (dâhil) tarihi ile 13/5/2014 tarihi arasında vefat eden madencilerin ailesine İş hakkı istihdamı hakkı vermişti.
İLGİLİ RESMİ GAZATE ŞU ŞEKİLDE
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:
KÖMÜR VE LİNYİT MADENLERİNİN YER ALTI İŞLERİNDE MEYDANA
GELEN İŞ KAZASI SONUCUNDA HAYATINI KAYBEDEN
SİGORTALILARIN YAKINLARININ KAMUDA
SÜREKLİ İŞÇİ KADROLARINA ATANMALARINA
İLİŞKİN USUL VE ESASLAR
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Usul ve Esaslar; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 66 ncı maddesi kapsamında 10/6/2003 (dâhil) tarihi ile 13/5/2014 tarihi arasında kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalının yakınlarının kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi unvanlı kadrolarında istihdam edilmelerine ilişkin hususları düzenler.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Usul ve Esaslar, 5510 sayılı Kanunun geçici 66 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 – (1) Bu Usul ve Esasların uygulanmasında;
a) İstihdam hakkı sahibi: 10/6/2003 (dâhil) tarihi ile 13/5/2014 tarihi arasında kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalının eş ve çocuklarından birisi, eşi ve çocuğu yoksa kardeşlerinden birisinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca tespit edilerek istihdam edilmek üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilen kişiyi,
b) Kanun: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Başvuru, İstihdam Hakkı Sahibinin Tespiti ve İhtilafların Giderilmesi
Başvuru usul ve esasları
MADDE 4 – (1) Başvurular; istihdam talep formu (Ek-1) doldurulmak suretiyle istihdam hakkından yararlanmak isteyenlerin iş kazasının meydana geldiği ildeki sosyal güvenlik il müdürlüğüne yapılır.
(2) Eş ve çocuğun olması durumunda, eşin başvurusunda çocuklardan istihdam hakkından feragat ettiklerine dair beyan istenilmez. Çocuğun başvurusunda ise hak sahibi eş ve varsa diğer çocuklardan istihdam hakkından feragat ettiklerine dair beyan alınır.
(3) Eş ve çocuğun olmaması durumunda, kardeşler istihdam hakkını kullanabilir. Bu durumda, varsa diğer hak sahibi kardeşlerden istihdam hakkından feragat ettiklerine dair beyan alınır.
(4) Feragat beyanı noter huzurunda yazılı olarak düzenlenir.
(5) İstihdam hak sahibi olamayacaklar:
a) Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar.
b) Bu Usul ve Esasların yayımı tarihi itibarıyla, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşlarında, kısmi zamanlı veya geçici süreli görevler hariç olmak üzere her türlü sözleşmeli personel, 657 sayılı Kanuna tabi memur ile sürekli işçi olarak görev yapanlar.
c) Sosyal Güvenlik Kurumundan veya 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında malullük, yaşlılık veya emeklilik aylığı alanlar.
ç) Başvuru tarihi itibarıyla 45 yaşını doldurmuş olanlar.
d) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu, başvuru sahiplerinin ikamet ettikleri ilin valilerince tespit edilenler.
(6) İstihdam hakkını kullanacak 45 yaşından küçük herhangi bir kişinin bulunmaması durumunda 45 yaşından büyük hak sahipleri istihdam hakkından faydalanabilirler.
İstihdam hak sahipliği tespit komisyonu
MADDE 5 – (1) İş kazasının meydana geldiği illerde valinin görevlendirdiği vali yardımcısı başkanlığında; çalışma ve iş kurumu il müdürü, sosyal güvenlik il müdürü ile defterdar veya bunların yardımcılarından oluşan istihdam hak sahipliği tespit komisyonu kurulur.
(2) Komisyon, gündem olması halinde başvuruları görüşmek üzere en az bir hafta içinde toplanır.
(3) Komisyon oyçokluğuyla karar alır. Oylama sonucunda eşitlik olması halinde başkanın oyu yönünde karar alınmış sayılır.
İstihdam hak sahiplerinin tespit süreci
MADDE 6 – (1) Başvurular, iş kazasının meydana geldiği ildeki sosyal güvenlik il müdürlüğüne yapılır. Sosyal güvenlik il müdürlüğü, başvurunun Kanun kapsamında olup olmadığını durum belgesi (Ek-2) ile tespit eder.
(2) Belgelerin düzenlenmesi için gerekli her türlü bilgi ve evrak, sosyal güvenlik il müdürlüğü tarafından başvuru sahiplerinden veya ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından temin edilir.
(3) Sosyal güvenlik il müdürlüğü durum belgesi ile hak sahipliğine ilişkin diğer gerekli bilgi ve belgeleri istihdam hak sahipliği tespit komisyonuna iletir. Söz konusu komisyonca yapılan inceleme sonucu düzenlenen belgelerde eksiklik veya mevzuata aykırılık bulunması halinde, eksikliklerin giderilmesi için belgeler gerekçeli olarak sosyal güvenlik il müdürlüğüne iade edilir.
(4) İstihdam hak sahipliği tespit komisyonu tarafından istihdam hakkı sahibi olduğu tespit edilenler, istihdam hak sahipliği belgesi (Ek-3) düzenlenerek liste halinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilir.
(5) Başvuruya esas konunun Kanun kapsamına girmediğinin veya girse bile başvuru sahibinin istihdam hakkı sahibi olmadığının tespiti halinde, sosyal güvenlik il müdürlüğü tarafından ilgililere gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak bilgi verilir.
(6) İstihdam hakkı sahipliğine ilişkin her türlü belge ve başvuru sahiplerine gönderilen yazılar Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığında muhafaza edilir.
(7) İstihdam hak sahipliği kesinleşen kişilere ilişkin liste Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından Ek-4 form doldurulmak suretiyle ve elektronik ortamda Devlet Personel Başkanlığına intikal ettirilir.
İstihdam hakkının kullanımı ile ilgili ihtilafın giderilmesi
MADDE 7 – (1) Hak sahipleri arasında ihtilafın ortaya çıkması durumunda, istihdam hakkının kim tarafından kullanılacağına istihdam hak sahipliği tespit komisyonu tarafından karar verilir.
(2) Komisyon, istihdam talebinde bulunan hak sahipleri arasında bu hakkı kimin kullanacağına karar verirken ilgililerin mal varlığı, diğer aile fertlerini geçindirebilme, öğrenim durumu, yaş ve adli sicil kaydı gibi hususları göz önünde bulundurur.
(3) Komisyon oyçokluğuyla karar alır. Oylama sonucunda eşitlik olması halinde başkanın oyu yönünde karar alınmış sayılır.
(4) Komisyonun ihtilafların giderilmesine ilişkin kararları kesindir.
(5) Komisyon kararı istihdam talebinde bulunan hak sahiplerine en geç on beş gün içerisinde tebliğ edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Atama Usul ve Esasları
Atama yapılacak kadrolara ilişkin hususlar
MADDE 8 – (1) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca istihdam hakkı sahibi olduğu belirlenerek Devlet Personel Başkanlığına liste halinde bildirilen ve Devlet Personel Başkanlığınca kura sonucu atama teklifi yapılanları, sürekli işçi unvanlı kadrolara bu Usul ve Esaslar hükümleri çerçevesinde atamak zorundadır.
(2) Kura sonucu yapılacak atamalar kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarına yapılır. Ancak, söz konusu kurum ve kuruluşlarda işçi kadrosu bulunmaması halinde, atama teklifi yapılması ile birlikte ilgili kurum ve kuruluşta sürekli işçi kadrosu ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır.
(3) Birinci fıkra kapsamında atama teklifi gerçekleştirilenlerin sınav şartı hariç 29/6/2009 tarihli ve 2009/15188 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikteki şartları taşıması gerekir.
(4) Atama teklifi gerçekleştirilenlerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılır.
Atama ve göreve başlama
MADDE 9 – (1) İstihdam hakkı sahiplerinden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca isimleri bildirilenlerin atama teklifleri, il tercihleri de göz önünde bulundurularak Devlet Personel Başkanlığınca belirlenen tarihlerde kura usulü ile yapılır.
(2) Kamu kurum ve kuruluşları, teklif edilenleri sürekli işçi unvanlı kadroların gerektirdiği atanma şartlarını taşıyıp taşımadıklarını kontrol etmekle yükümlüdürler.
(3) İlgili mevzuat ile belirlenen atanma şartlarına haiz olmayanların atama işlemleri yapılmaz. Atandıktan sonra şartları taşımadığı tespit edilenler hakkında ilgili mevzuat uyarınca işlem tesis edilir.
(4) Kamu kurum ve kuruluşları, atama teklifinin intikalinden itibaren yaptıracakları güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının sonuçlanmasını müteakip otuz gün içinde atama işlemlerini tamamlar ve atama emrini 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere yazılı olarak tebliğ eder.
(5) Atama onayını tebellüğ eden hak sahipleri aynı yerde bir göreve atanmaları halinde ertesi gün, başka yerdeki bir göreve atanmaları halinde ise 15 günlük mehil müddetini müteakip göreve başlamak zorundadır. Bu süreler içinde işe başlamayanlar ile atama onayı alındığı tarihten sonra atanma hakkından yazılı başvuru ile feragat edenlerin atama onayları iptal edilir. Bu şekilde göreve başlama öncesi atama onayının iptal edilmesi halinde 5510 sayılı Kanunun Geçici 66 ncı maddesinden kaynaklanan istihdam hakkı ortadan kalkar.
(6) Atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucu, kamu kurum ve kuruluşları tarafından işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Ataması yapılanların yeniden başvurması
MADDE 10 – (1) Göreve başlamayı müteakip askerlik ve doğum hariç olmak üzere sözleşmesi herhangi bir sebeple sona erenler, bu Usul ve Esaslara göre yeniden başvuruda bulunamazlar.
Tereddütlerin giderilmesi
MADDE 11 – (1) Bu Usul ve Esaslar kapsamında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, gerekli bilgi ve belgeleri istemeye, araştırma ve inceleme yapmaya veya yaptırmaya ve uygulamayı yönlendirmeye ilgisine göre Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı yetkilidir.
Yürürlük
MADDE 12 – (1) Bu Usul ve Esaslar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 13 – (1) Bu Usul ve Esaslar hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.
Ekleri İçin Tıklayın
290 0 17.10.2022
Şehitler

Cüneyt KandemirGürcistan 483 11.11.2025

Nihat İlgenGürcistan 230 11.11.2025

Serdar UsluGürcistan 204 11.11.2025

Gökhan KorkmazGürcistan 249 11.11.2025

Yasin KOÇYİĞİTYalova 282 29.12.2025

İlker PEHLİVANYalova 241 29.12.2025

Turgut KÜLÜNKYalova 275 29.12.2025

Emre Albayrakİstanbul 575 08.12.2025
Gaziler

Metin KuşKastamonu 1,298 04.05.2011

Muharrem ÇelikSuriye 943 10.10.2019

Ahmet KarakuşSuriye 754 31.12.2020

Hasan Hüseyin KarataşSuriye 640 13.02.2017

Mehmet DemirtaşKuzey Irak 1,316 25.10.2022

Osman Sefa TosunKuzey Irak 816 05.09.2022

Umut EşgünoğluKuzey Irak 1,031 28.11.2022

Bünyamin KocamanKuzey Irak 1,119 16.10.2022
Çok Okunanlar

Şehit Sayısı 20 Oldu 2 Korucu daha şehit olduŞehit Sayısı 20 Oldu 2 Korucu daha şehit olduŞehit Haberleri 94,622 06.02.2020

Cami İmamı 33 Şehit sonrası ahlaksız paylaşım yaptı serbest bırakıldıManisa'da imam Ali Metin Özyurt'un, İdlib'de 33 askerimizin şehit olması sonrası yaptığı ahlaksız paylaşım büyük tepki gördü. Gözaltına alınan imam, savcılıkta ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.Manisa'nın Alaşehir ilçesindeki bir camide imamlık yapan Ali Metin Özyurt, 27 Şubat'ta Suriye'de 33 şehit verdiğimiz saldırı sonrası skandal bir paylaşıma imza attı.
Özyurt, bir arkadaşının Facebook gönderisine “Asker veya polis olun diye kimse kafamıza silah dayamıyor. Şehadeti göze almayan godoş, anasının dizinin dibinden ayrılmasın. Bırakın ucuz ajitasyonları” şeklinde yorum yaptı.
İĞRENÇ SATIRLAR
Paylaşım yapan E.B'nin, “Kimisi çaresizlikten gidiyor hocam” yorumunu da yanıtlayan imam, şu iğrenç satırlara imza attı: Çaresizlik diye bir mazeret olamaz. Maaşın cazibesine kapılıp, asker veya polis olmayacaksın. Din, vatan, millet sevdan yoksa, bu mesleği seçmeyeceksin. Para için seçtiysen de zırlamayacaksın. Devletin şehit ve gazilere gösterdiği ayrıcalığı başka devletler göstermiyor.Tepkiler üzerine gözaltına alınan Ali Metin Özyurt, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Manisa İl Müftüğü de konuyla ilgili soruşturma başlattı. sözcü -
Son 5 Ayda Suriye'de Şehit olan Askerlerimizin bilgileri için TIKLAYIN
Yayına veren:Editör
Gündem 35,351 03.03.2020

377 Terör Gazisinin Maaşları dün itibariyle KesildiTerörle Mücadelede yaralanıp Gazi olan ve İş hakkı kanunu ile Resmi kurumlarda çalışan v e yasal çalışma süresini tamamladıktan sonra emeklilik hakkı kazanan ve 01.01.2014 Tarihinden önce Emekli olan 377 Terör Gazisinin dün 17.12.2019 itibariyle Emeklilik maaşları kesildi. Türkiye Cumhuriyeti 61.Hükümeti ve Dönemin Başbakanı olan Recep Tayyip ERDOĞAN'ın Başbakanlığındaki hükümet Aşağıdaki kanunu çıkarmıştır.
İlgili Kanun
2013 / 6495 sayılı kanun - 2 Ağustos 2013 CUMA –
Kabul Tarihi: 12/7/2013 - Sayı : 28726
MADDE 80 – 2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “(5434 sayılı Kanunun 18/1/1979 gün ve 2177 sayılı Kanunla değişik 64 üncü maddesinden yararlananlar hariç)” ibaresi çıkarılmış, son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanarak aylık bağlananlara aylık bağlama tarihi itibarıyla sosyal güvenlik kurumlarınca kendi sigortalılığı nedeniyle ödenmekte olan gelir ve/veya aylıkların toplamı, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesi gereğince öğrenim durumuna göre belirlenecek giriş derece ve kademesi ile 30 yıl fiili hizmet süresi esas alınarak mülga hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanacak vazife malullüğü aylığının %25 artırımlı tutarından az olamaz ve bu şekilde belirlenen gelir ve/veya aylıklar ilgili sigortalılık hâlindeki aylık artışları dikkate alınarak artırılır. Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına girenler, aylıklara ilişkin hükümler hariç olmak üzere (d) bendi kapsamına girenlerin malullük hâline bağlı olarak yararlandığı haklardan da aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlandırılır. Bu Kanuna veya bu Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı ve mülga 64 üncü maddesi kapsamında aylık bağlanan malullerin, malul sayılmaları sebebiyle aylık bağlandığı tarihten önceki her türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri, malullük aylığı bağlanmasından sonra geçecek çalışma veya sigortalılık süreleriyle hiçbir sebeple birleştirilemez. Bu şekilde aylık bağlanmasından önce geçen söz konusu süreler; malullük aylığı bağlanmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık hâli ile mülga 2829 sayılı Kanun uygulaması yönünden dikkate alınmayacağı gibi, sonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık/emeklilik, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Ancak, bu Kanuna göre aylık bağlandığı tarihten sonra çalışmaya başlayanlardan, aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra olanlar için 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümleri uygulanamaz. Yukarıda belirtilen kanunlara göre malullük aylığı bağlanmasına esas alınmış hastalık ya da engellilik hâlleri ve bu hastalık ya da engellilik hallerindeki ilerlemeler, sonradan geçen çalışmalar sebebiyle yaşlılık aylığına hak kazanılması koşullarının belirlenmesinde dikkate alınmaz.”
“Bu madde hükümleri 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi kapsamındakiler ve harp malulleri hakkında da uygulanır.”
MADDE 84 – 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 2- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine aylık bağlananlara bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir. Aynı kanunlar kapsamına giren sebeplerle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almaktayken faizsiz kredi hakkından yararlanmaksızın hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri için ise; bir konut ile sınırlı olmak üzere, öncelikle dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasına konut sahibi yapmak amacıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir.
Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık bağlanan malullerden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de birinci fıkra hükmünden yararlanırlar.
Bu kredinin tavan tutarı, Yüksek Planlama Kurulunca belirlenir. Kredi için yapılacak başvurulara, kredilerin kullandırılmasına, geri ödeme süre ve yöntemlerine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Toplu Konut İdaresince çıkarılan yönetmelik ile belirlenir.”
MADDE 86 – 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 1- 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarının ve sürekli işçi kadrolarının %2'sini aşağıdaki hükümlerde belirtilen hak sahiplerinin istihdamı için ayırmak ve bu madde hükümleri çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça atama teklifi yapılanları atamak zorundadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına, ilgili mali yılda 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 7 nci maddesi kapsamında yapabilecekleri toplam atama sayılarının ne kadarını bu madde kapsamında yapılacak atamalar için ayıracağı ve buna ilişkin diğer hususlar Başbakan onayı ile belirlenir.
Bu madde kapsamında hak sahipliği sonucunu doğuran durumlar aşağıda belirtilmiştir:
a) 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrası, bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlar,
b) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında vazife malulü sayılan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli ile Emniyet Teşkilatından Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli,
c) (b) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olanlardan vazife malulü sayılanlar,
ç) 21 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında vazife malulü sayılanlar, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında aylık bağlananlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybetmiş veya engelli hale gelmiş olanlar ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait fabrika, işletme, müessese veya bağlı ortaklıklarda görevli olanlardan patlayıcı maddelerin üretimi, incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi sırasında oluşacak patlamalardan dolayı hayatını kaybedenler.
İstihdam hakkından;
a) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi; ana, baba ve kardeşi yoksa eş veya çocuklarından toplam iki kişi; eş veya çocuğu yoksa ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişi,
b) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan malullerin kendileri veya eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,
c) İkinci fıkranın (c) bendine göre malul sayılanların kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,
ç) İkinci fıkranın (ç) bendine göre engelli hale gelenlerin kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,yararlanır.
Bu madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya pozisyonlar için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili mevzuatında öngörülen nitelik ve şartları taşımaları zorunludur.
Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar, birinci fıkrada sayılan kurumlarda görev yapanlar, istihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar ile kırk beş yaşını bitirmiş olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar ve bu durumda olanlar yukarıdaki fıkraların uygulanmasında dikkate alınmaz.
Hak sahiplerinden ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı kadrolara; ortaöğretim ve yükseköğretim mezunu olanların ise memur unvanlı kadrolara atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca yapılır. Sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadrolarına yapılacak atama tekliflerinde ise hak sahiplerinin bu fıkra uyarınca öğrenim durumları itibarıyla atanabilecekleri kadro unvanları dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığınca belirlenen aynı veya eşdeğer unvanlı pozisyon ve kadrolar esas alınır.
Kamu kurum ve kuruluşları bu madde kapsamında atama yapılması amacıyla ayırdıkları %2 oranındaki kadro ve pozisyonların unvan ve sayısını her yılın şubat ve ağustos aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.
Bu madde kapsamında başvuranlardan hak sahibi olanlar İçişleri Bakanlığınca tespit edilerek, liste hâlinde her yılın mart ve eylül aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bildirilenlerin atama teklifleri, kamu kurum ve kuruluşlarının söz konusu münhal kadro ve pozisyonlarına Devlet Personel Başkanlığınca kırk beş gün içinde yapılır. Kamu kurum ve kuruluşlarınca atama yapılabilecek kadro ve pozisyonların bildirilmemesi veya unvan bazında ihtiyacın karşılanamaması durumunda Devlet Personel Başkanlığınca kapsamdaki kamu kurum ve kuruluşlarının münhal kadro ve pozisyonlarına resen atama teklifi yapılır. Atama işlemlerinin, atama teklifinin kamu kurum ve kuruluşuna intikalinden itibaren otuz gün içinde yapılması zorunludur. Atama emri ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. İlgililerin işe başlama sürelerine ve işe başlamama hâlinde yapılacak işlemlere ilişkin olarak 657 sayılı Kanunun 62 nci ve 63 üncü maddeleri hükümleri uygulanır. Atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanlar bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemezler. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.
Bu maddenin uygulanmasında takip edilecek usul ve esaslar ile diğer hususlar; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının görüşleri alınmak suretiyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 88 – 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesine birinci ve dördüncü fıkralarından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, aynı maddenin mevcut ikinci fıkrasında yer alan “malûl, yaşlı,” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hükümleri” ibaresi “ilgili diğer hükümleri” ve beşinci fıkrasında yer alan “üçüncü fıkrada” ibaresi “beşinci fıkrada” şeklinde değiştirilmiştir.
“24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkındaki Kanun veya 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetleri sebebiyle vatani hizmet tertibinden aylık bağlananların; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenler ile vazife malulü sayılarak aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin ya da aynı kapsamda aylık almaktayken hayatını kaybedenlerin eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; engelliler için sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere birlikte yolculuk ettikleri refakatçileri, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanırlar.
Türk vatandaşı olan altmış beş yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi hatları ile belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise %50 indirimli olarak yararlanırlar. Bu fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar, belediyeler, belediyeler tarafından kurulan şirketler, birlikler, müessese ve işletmeler altmış ila altmış beş yaş arasında bulunan kişilerin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli olarak yararlanmasını sağlayabilirler.”
“İlgili kurumlar, belediyeler ile belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketler, ücretsiz ve indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alırlar. Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullandırılmaması hâlinde bu haktan faydalandırılmayan her kişi için toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası mülki idare amiri tarafından uygulanır. Bu maddeye göre verilecek idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.
İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Maliye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
1005 sayılı Kanun ve 3292 sayılı Kanun kapsamında vatani hizmet tertibinden aylık bağlananlar ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre harp veya vazife malullüğü aylığı bağlananların ya da 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlananların veya harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almakta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin, bu fıkrada sayılan kanunlar veya maddeler gereğince dul ve yetim aylığı bağlananların ikametgâhlarında kullandıkları elektrik enerjisi ücreti %40'tan; belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücreti ise %50'den az indirim içermemek üzere belirlenecek tarife üzerinden alınır.”
MADDE 92 – 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve (b) bendinin üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı bendin dördüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış, (c) bendinde yer alan “Sivil iştirakçiler ile” ibaresi “Sivil iştirakçilere uygulanacak azami derece ve kademe, öğrenim durumları ve hizmet sınıfları itibarıyla 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yükselebilecekleri derece ve kademe;” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve mevcut üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananların bu aylıkları, aşağıdaki esaslar dahilinde yükseltilir.”
“Astsubaylar ve uzman jandarmalarda yükselinebilecek azami derece ve kademe, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda kendilerine ilişkin aylık gösterge tablosunda belirlenmiş olan en yüksek derece ve kademedir.”
“Bu madde kapsamında yapılacak olan intibak işlemlerinde, 1 Eylül tarihi esas alınır. 1 Eylül tarihi esas alınarak yapılacak olan intibak işlemlerinde, görevde iken yapılan son terfi işleminin üzerinden bir tam yıl geçmemiş olanlar hakkında izleyen yılın 1 Eylül tarihi itibarıyla intibak işlemi yapılır.”
MADDE 93 – 5434 sayılı Kanunun ek 79 uncu maddesinin birinci, dördüncü, altıncı ve onuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi, 2330 sayılı Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananlara, bu madde uyarınca ek ödeme verilir.”
“Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri, birinci derece malullere uygulanan gösterge üzerinden; aynı sebeplerle malullük aylığı almakta iken ölenlerin dul ve yetimleri ise malullerin hayatta iken maluliyet derecelerine göre yararlandıkları gösterge üzerinden ve sosyal güvenlik kanunlarına göre dul ve yetim aylığı aldıkları süre ile sınırlı olarak ek ödemeden yararlanır. Dul ve yetim sayısının bir kişiden fazla olması hâlinde, verilecek ek ödeme hak sahipleri arasında eşit olarak paylaştırılır.”
“Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin, aynı sebeplerle malullük aylığı almakta olanların veya bunlardan ölenlerin çocuklarına her ay için; ilköğretimleri sırasında (1.250), ortaöğretimleri sırasında (1.875) ve yükseköğretimleri sırasında (2.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda eğitim ve öğretim yardımı yapılır. Bu yardımlar, yılda bir kez olmak üzere, bulunulan yılın Eylül ayında geçerli olan memur aylık katsayısına göre hesaplanarak 1 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında ve öğrenim durumunu gösterir belge ile birlikte yapılacak talep tarihindeki öğrenim seviyesi esas alınmak suretiyle toptan ödenir. 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında faaliyet gösteren özel eğitim okullarında eğitim alanlar da bu fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlanırlar.”
“Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık bağlanan malullerden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları sebebiyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de yukarıdaki esaslar dahilinde ek ödeme ile eğitim öğretim yardımından yararlanırlar.”
MADDE 95 – 5434 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 225- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp malullüğü veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlar ile bunlardan aylık almakta iken ölenlerin veya anılan madde ve kanunlara göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri; bu maddeyi düzenleyen Kanunla ana ve babalara aylık bağlanabilmesine ilişkin olarak bu Kanunun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişikliklerin, bağlanmış olan aylıkların intibak suretiyle arttırılmasına ilişkin ek 77 nci maddesinde yapılan değişikliklerin, ek ödeme ve eğitim öğretim yardımı verilmesine ilişkin olarak ek 79 uncu maddesinde yapılan değişikliklerin durumlarına uygun hükümlerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki döneme ilişkin olarak herhangi bir fark ödenmeksizin ilgili maddelerde belirlenmiş olan usul ve esaslar çerçevesinde yararlandırılırlar.
Ek 79 uncu madde kapsamında ek ödemenin beş katı tutarında yardım yapılmış olması hâlinde, bu ödemenin yapıldığı beşinci yılı takip eden ödeme dönemine kadar bir süre geçmedikçe bu maddeyi düzenleyen Kanunla ek 79 uncu maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikten dolayı ödeme yapılmaz. Beş yıllık dönemin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolmuş olması hâlinde geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmaz.
72 nci maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde bu Kanunla yapılan değişiklik neticesinde, aylık bağlama şartları yeniden düzenlenen kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bağlanmış olan aylıkları sebebiyle açtıkları davalardan feragat etmeleri hâlinde; kendilerine çıkarılmış olan borçların faize ilişkin kısmı terkin olunur, anaparaya ilişkin kısmı ise beş yıla kadar taksitlendirilir ve haklarındaki mevcut dava ve icra takiplerinden vazgeçilir. Aylık taksit tutarının kişinin gelirinin dörtte birini aşması hâlinde taksit süresi uzatılır. Ancak, adlarına borç çıkartılmış olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra vefat edenlerin vefat tarihi itibarıyla borçlarının kalan kısmı; önceden vefat edenlerin ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla borçlarının kalan kısmı tahsil edilmez ve haklarında bu amaçla dava veya icra takibi bulunması hâlinde bunlardan vazgeçilir.”
MADDE 96 – 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin birinci ve ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri veya 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmez.”
MADDE 97 – 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesi ile onbeşinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinin birinci cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.”
“5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir ve bunlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.”
“Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında uzun vadeli sigorta kollarının uygulanmasına devam edilir.”
Kanunun Tamamı İçin TIKLAYIN
Yayına veren: Editör - Özel Haber
Editör Haberleri 7,155 18.12.2019

Ayakkabı Boyarken Şehit Haberini aldıŞehit Babası Ayakkabı Boyarken Şehit Oğlunun Haberini aldıEditör Haberleri 5,617 28.11.2019

Suriye Esat Askerlerimize saldırdı 7 Şehit 4 yaralımız varSiriye' idlip'teki gözlem noktasındakı Askerlerimize yönelik Esad Güçlerinin saldırısı sonucu 4 Askerimiz Şehit oldu,birisi ağır olmak üzere 9 askerimiz yaralandı milli savunma acıklaması:Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İdlib'de çıkan çatışmada dört askerimiz şehit düşerken, biri ağır dokuz askerimizin de yaralandığı belirtildi.
İlgili Haberler
Suriye'de Askerlerimize saldırı 4 şehit 9 Yaralımız var
Erdoğan: 30-35 civarında Suriyeli Asker Öldürüldü
Rusya'dan 4 Şehit Açıklaması: Bize Haber vermediler
4 Şehit Askerimizin Naaşları Hatay'a getirildi
4 Şehit sonrası Rusya ile ortak devriyeyi iptal ettik
Şehit Sayısı 5 oldu yaralı Askerimiz şehit oldu
Şehit Sayısı 6 oldu Sivil Personel Şehit oldu
Şehit Askerin Kimliği Belli Oldu(Afyonkarahisar)
Şehit Askerin Kimliği Belli Oldu(Osmaniye)
Bakan Geziyi bıraktı Komutanlarla Suriye Sınırına gitti
Şehit Askerin kimliği belli oldu(Sakarya)
Şehitlerin Kimliği belli oldu Gaziantep'e 2 şehit haberi
Meral Akşener Şehitler için Meclis'te gizli oturum yapmamız gerekir
Şehit Sayısı 7 oldu yaralı Asker Şehit oldu
Sivil Şehit Personelin Kimliği belli oldu
Bakan Akar:76 Suriye Askeri Öldürüldü
Doğu perinçek Şehitlere saygısızlık
Meral Akşener Gökkubbeyi Başlarına Yıkın
Yayına veren: EditörEditör Haberleri 5,612 03.02.2020