Gündem [1,084]

Gündem
Bursa da Türk Bayrağı'na saygısızlıkBursa'da Abdulvahap Sancaktar Türbesi'ni ziyaret edenlerin bir kısmı para, mutluluk, huzur gibi isteklerini Türk bayrakları üzerine yazıp türbeye astı. Duruma tepki gösteren vatandaşlar Türk bayrakları üzerine yazı yazılmasının saygısızlık olduğunu, yetkililerin buna müsaade etmemesini istedi.İznik ilçesinde, halk arasında ‘Bayraklı Dede' olarak bilinen Abdulvahap Sancaktar Türbesi'ne ziyarete gelenler, türbeye Türk Bayrağı asıyor.Türk Bayrakları üzerine yazılan istek ve dilekler ise pes dedirtiyor. Ziyaretçilerin kimileri ‘Ölümsüzlük' dilerken, kimileri de çocuklarının ‘doktor' ve ‘polis' olmasını istiyor.
Bazı vatandaşlar ise türbeye asılan Türk Bayrakları üzerine yazı yazılmasının saygısızlık olduğunu, yetkililerin buna müsaade etmemesini istiyor.Abdulvahap Gazi, Emeviler döneminde yaşamış ve İslam kuvvetleriyle Anadolu seferine katılmış ünlü bir askerdir. Doğum tarihi belli değildir. XIII. Y.Y.da yaşadığı sanılan Abdulvahap dede veya Abdulvahap Sancaktari, 717 – 740 yıllarında Anadolu'ya gelen İslâm ordularının İznik'i fethi sırasında Sancaktar olan Abdulvahap Sancaktari fetih sırasında şehit düşmüştür. Türkler, İznik alınınca bu şehit sancaktar için şehrin doğusunda, İznik'e ve göle egemen tepe üzerinde bir mezar yapılmıştır.
181 0 27.11.2022

Gündem
Suriye'ye kara operasyonu açıklaması TanklarımızlaCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pençe Kılıç adı verilen hava harekatı sonrası kara harekatı olasılığının güçlendiğini belirten bir açıklama yaptı.Artvin'de Yusufeli Barajı'nın açılış töreninde konuştu. İstiklal Caddesi saldırısını, Kilis ve Gaziantep'in Karkamış ilçesine atılan roketleri hatırlatan Erdoğan şunları, söyledi.4 yaşında çocuk, 22 yaşında öğretmenimiz şehit oldular. Bu kardeşlerimizin dökülen tek damla kanı dahi boşa gitmeyecektir.Saldırıların kaynakları bellidir. Bu bölgedeki teröristlerin her birinin kimliğini biliyoruz. Bu teröristleri kimlerin himaye ettiğini de biliyoruz. Sabrımız çaresizliğimizden veya kifayetsizliğimizden değildir. Sabrımız hukuk devleti olarak diplomasiye sonuna kadar riayet etme hassasiyetindendir.
Biz Suriye sınırlarımızın güvenliğe kavuşturulması hususunda her anlaşmaya riayet ederek üzerimize düşenleri yerine getirdik.Artık bu saatten sonra bizim için tek bir ölçü vardır. Tek bir sınır vardır. O da kendi ülkemizin kendi vatandaşlarımızın güvenliğidir. Bu güvenlik nereden başlayacaksa oraya kadar gitmek en meşru hakkımızdır. Kendi güvenlikleri için binlerce kilometreden gelenler bu hakkımızı anlayışla karşılamaları gerekiyor Birkaç gündür uçağımızla, topumuzla, SİHA'mızla teröristlerin tepesindeyiz. İnşallah en kısa sürede tankımızla askerimizle, bizimle birlikte yol yürüyen ve yol yürüyecek olan dostlarımızla birlikte hepsinin kökünü kazıyacağız.
183 0 22.11.2022

Gündem
Hudutlarımızdaki 150.000 adet mayın temizlendi açıklamasıMilli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Terörü kaynağında yok etme stratejisi ile yurt içinde ve sınır ötesinde tüm terör örgütlerine karşı mücadele etmekte" dedi.TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Milli Savunma Bakanlığının 2023 yılı bütçesinin görüşmelerine başlandı.Bingöl Milletvekili Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı.Toplantıda, AKP ve MHP'li milletvekilleri, terör saldırısında hayatını kaybeden vatandaşların fotoğraflarını masalarının üzerine koydular.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, bakanlığının bütçesine ilişkin sunum yaptı. Akar şunları söyledi:TSK, egemenlik ve bağımsızlığımız için; ‘hudut namustur' anlayışıyla hudutlarımızın güvenliğini sağlamakta. Terörü kaynağında yok etme stratejisi ile yurt içinde ve sınır ötesinde tüm terör örgütlerine karşı mücadele etmekte.Hudutlarımız, 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz olarak hudut birliklerimiz tarafından bugüne kadarki en yoğun ve en etkin tedbirler ile korunmaktadır.Hudutlarımızdaki mayın temizleme çalışmaları da devam etmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 37 bin km² alanda insani maksatlı mayın temizliği faaliyeti gerçekleştirilmiş ve 150.000 adet mayın imha edilmiştir.
Hudutlarımızda alınan bu yoğun önlemler ve sınır ötesinde yapılan etkin operasyonlar sonucunda, terör örgütü elebaşlarının da itiraf etmek zorunda kaldığı gibi, terör örgütünün hudutlarımızdan elaman ve malzeme aktarımı çok büyük ölçüde engellenmiş, durma noktasına gelmiştir.15 Temmuz 2016 tarihinden itibaren FETÖ/Paralel Devlet Yapılanması iltisaklı nedeniyle TSK'den bugüne kadar 10.022'si Bakan onayı ile olmak üzere toplam 24.706 kişi ihraç edilmiştir.Sözcü
179 0 22.11.2022

Gündem
Kepçe operatörü 6 yıl sonra Terör Gazisi olduDevlet su İşleri'nde kepçe operatörü olarak çalışırken, Mardin'in Nusaybin ilçesinde teröristlerce kepçenin altına yerleştirilen el yapımı bombanın patlaması sonucu ağır yaralanan ve uzun süre tedavi gören Afyonkarahisarlı İbrahim Gencer'e 6 yıl sonra gazilik unvanı verildi.19 Nisan 2016 yılında Nusaybin'deki çalışmalara katılan ve burada teröristlerce kullandığı kepçenin altına yerleştirilen el yapımı bombanın patlaması sonucu Afyonkarahisarlı 55 yaşındaki İbrahim Gencer ağır yaralandı. Gencer Gülhane Askeri Akademisi'nde uzun süre tedavi gördükten sonra çalışamaz hale geldi. Gazilik için uzun süre hukuk mücadelesi veren Gencer'e beklediği haber 6 yıl sonra geldi ve gazilik unvanı kazandı. Gencer'in gazi olması ile Türkiye'de ikinci kez işçi kadrosunda bir devlet çalışanına gazilik unvanının verildiği belirtildi.
"Çok mutluyum"
Olay anını anlatan Gencer, Devlet Su İşlerinde çalışırken operatör arkadaşları ile sırayla Doğu bölgesine göreve gittiklerini belirterek, sırası geldiğinde Mardin'in Nusaybin ilçesine gittiğini söyledi. İbrahim Gencer, "19 Nisan 2016'da kepçenin altında bomba patladı. Bayılmışım gözlerimi açtığımda GATA'daydım. Tedavim 20 gün sürdü. Bu olaydan sonra çalışamadım. Daha sonra Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı sayesinde gerekli yerlere müracaat ettik. Gazilik ünvanı aldığım için çok mutluyum" dedi.
"Kazandığımız bu dava ülke genelinde emsal sayılabilecek bir karardır"
Gencer'in gazilik için işlemlerini yakından takip eden Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı, İbrahim Gencer'in Milli savunma Bakanlığı emrinde Devlet Su İşlerinde işçi kadrosunda kepçe operatörü olarak görev yaparken Nusaybin'e gittiğini ifade etti. Burada kamu görevlisi olmasına rağmen işçi kadrosunda çalıştığı için maalesef mevcut kanunlarda Terörle Mücadele Kanunundan (3713 Sayılı Kanun) malul gazilerin aldığı hakları alamadığını savunan Kumartaşlı, "Avukat Serpil Öztürk'ün dosyayı takip etmesi ve müracaatları sonucunda bugün itibari ile İbrahim Gencer aynı asker, polis malul gazileri gibi işçi kadrosunda olmasına rağmen malul gazilik haklarını almaya başladı. Bundan sonraki iş ve işlemleri tarafımızdan taki edecektir. Kazandığımız bu dava ülke genelinde emsal sayılabilecek bir karardır. Ülke genelinde bu şekilde 2 karar var ikisini de Avukat Serpil Öztürk almıştır. Bundan sonra bu karar ile işçi kadrosunda görev yaparken terör etkeninden dolayı yaralanan herkes asker, polis gibi hakları alacaktır" dedi.sondakika
230 0 17.11.2022

Gündem
AKP’li belediye terörden hapis cezası almış kişiyi memur yapmışSayıştay, Bitlis'in AKP'li Tatvan ilçe Belediyesi hakkında, belediyede zabıta memuru olarak çalışırken silahlı terör örgütü üyeliğinden hapis cezası alması sonucu memuriyeti sona eren kişinin mevzuata aykırı bir şekilde tekrar zabıta memuru olarak göreve atandığını tespit etti.Tatvan Belediyesi hakkında hazırlanan 2021 yılına ait raporda dikkat çeken usulsüzlükler yer aldı.Belediyede zabıta memuru olarak çalışırken silahlı terör örgütü üyeliğinden hapis cezası alması sonucu memuriyeti sona eren kişinin cezası sonrası mevzuata aykırı olarak tekrar zabıta memuru olarak memuriyete atandığını tespit eden Sayıştay, şu ifadelere yer verdi:Gerek Kanun'un 51'inci madde hükmü ve gerekse de Belediye Zabıta Yönetmeliği'nde düzenlenmiş olan teşkilat personelinin görev ve yetkileri, mesleğin nitelikleri ve unvanların düzenleniş biçimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, zabıta personeli arasında ciddi ve katı bir hiyerarşinin bulunduğu, dolayısıyla özellikli bir kamu görevi olduğu anlaşılmaktadır.
Zabıtalar tarafından yerine getirilen kamu hizmeti, ‘kolluk hizmeti' olarak adlandırılmaktadır. Kolluk hizmeti, genel olarak emniyet ve asayiş ile ilgili yasaları uygulamaktan sorumlu devlet kuruluşları tarafından yerine getirilmektedir ve bu kapsamda ‘belediye sınırları içinde beldenin düzenini, belde halkının huzurunu ve sağlığını korumak amacıyla ilgili mevzuatta belediye zabıtasınca yerine getirileceği belirtilen görevleri yapmak', belediye zabıtasının görevleri arasında sayılmaktadır.Bu nedenle, ‘Yasa dışı … terör örgütünün sair efradı olmak' suçu nedeniyle yargılanarak 6 yıl 3 ay hapis cezası alan, ancak mahkeme tarafından yasaklanmış hakları iade edilen kişinin, söz konusu görevin özelliği de dikkate alındığında atanmasının mümkün olmadığı görülmektedir.”Belediyenin şirketinde istihdam edilen bazı işçilerin Zabıta Müdürlüğü'nde zabıta personeli olarak, bazı işçilerin de İtfaiye Müdürlüğü'nde itfaiye personeli olarak görevlendirildiğine dikkat çeken Sayıştay, şu ifadeleri kullandı:
Anayasa'nın 128'nci maddesinde; genel idare esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği görevlerden asli ve sürekli nitelik taşıyanların, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle gördürüleceği belirtilmiş olup Belediyelerin sunmuş olduğu zabıta hizmetleri ile itfaiye hizmetlerinin de bu nitelikte olduğu aşikârdır. Zabıta teşkilatının amacı ve mevzuatta belirtilen görevleri dikkate alındığında, kamu güvenliğine katkı sağlamak gibi bir vazifesinin de bulunduğu, bu nedenle idari kolluk görev ve yetkisi olduğu da görülmektedir.Bundan dolayı, zabıta teşkilatında görev yapanların mesleğe kabulü, atamaları, görevde yükselmeleri gibi hususlar 11.04.2007 tarihli ve 26490 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Belediye Zabıta Yönetmeliği'nde düzenlenmiştir. Aynı şekilde, İtfaiye teşkilatında görev yapanların mesleğe kabulü, atamaları gibi hususlar da 21.10.2006 tarihli ve 26326 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Belediye İtfaiye Yönetmeliği'nde düzenlenmiş olup, belediye şirketinde istihdam edilen işçilerin fiilen zabıta ve itfaiye personeli olarak görev yapmalarının mevzuata uygun düşmediği değerlendirilmektedir.”sözcü
278 0 16.11.2022

Gündem
Gece yarısı hapisten çıkartılıp Diyarbakır'da anne ve babası ile görüştürüldü iddiasıEski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın annesi ve babasının hastalığı nedeniyle dün gece Diyarbakır'a götürüldüğü, ailesi ile görüştürüldüğü ve ardından tekrar Edirne Cezaevi'ne sevk edildiği ortaya çıktı.Demirtaş'ın avukatları" grubunun yaptığı yazılı açıklamada "Müvekkilimiz Sayın Selahattin Demirtaş'ın anne ve babası, peş peşe geçirdikleri ani rahatsızlıklar nedeniyle Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınmışlardır. Sayın Demirtaş'ın annesi Sadiye Hanım, yoğun bakımdaki tedavisinin ardından taburcu edilmiş; babası Tahir Bey ise halen kardiyoloji yoğun bakım servisinde tedavi altındadır" ifadelerine yer verildi.Açıklamanın devamında ise Demirtaş'ın dün gece yarısı anne ve babasını ziyaret etmesi için Diyarbakır'a götürüldüğüne yer verildi. Bu ziyaretin yasal bir hak olduğuna dikkat çekilen açıklamada "Yakınlarının hayati tehlike taşıyan hastalıkları nedeniyle müvekkilimiz Sayın Demirtaş, yasaların kendisine verdiği hak çerçevesinde alınan izinle, 12 Kasım gecesi Edirne Cezaevinden Diyarbakır'a götürülmüş, babasını kısa bir ziyaret sonrasında tekrar Edirne Cezaevi'ne götürülmüştür. Emeği geçenlere, tüm sağlık ekibine müvekkilimizin ve ailesinin teşekkürlerini iletiyor, kamuoyunun bilgisine saygı ile sunuyoruz" denildi.haberler
329 0 12.11.2022

Gündem
84 yıldır dinmeyen özlem ve sevgiyle anıyoruzCumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arakadaşlarını bu vesile ile rahmetle,özlemle,sevgiyle anıyoruz Mekanları Cenent olsun Editör
Bugün Atatürk'ü yitirişimizin yıl dönümü. Saat 09.05'te bu büyük devlet adamına minnetimizi, özlemimizi, saygımızı dünyaya ilan edeceğiz.84 yıl önce bugün büyük bir devlet adamı, büyük bir askeri deha, ulusunun kaderini değiştiren büyük bir vatansever, Mustafa Kemal Atatürk hayatını kaybetti. Öyle bir lider ki, tarihin sayfalarında yer almış binlerce devlet adamına nasip olmamış ve olmayacak biçimde, her ölüm yıl dönümünde bir millet önünde saygı ile eğiliyor, hiç dinmeyen özlemini dile getiriyor.1938 yılının son ayları… Atatürk'ün sağlığı iyice kötüleşmiştir. Kasım ayının başlarında hastalığı çok ağır seyretmektedir. Genellikle kendinde değildir. 8 Kasım günü ağır bir nöbet geçirir. Bir ara gözlerini açar, “Aleykümselam” der… Bu, son sözleri olur. Ve 10 Kasım sabahı… Yakın çalışma arkadaşları, Atatürk'ün başında çaresizlik ve üzüntü içinde beklemektedir. Hasan Rıza Soyak, Kılıç Ali'ye döner “Kılıç bak, koskoca bir tarih göçüyor” der. Atatürk yanındakilere son kez bakar -odadaki herkes ağlamaktadır- başını yana çevirir ve gözlerini yumar. Son nöbet defterine “Saat 09.05'te vefat etmiştir” notu yazılır.
10 Kasım 1938'den bugüne tam 84 yıl geçti. Türkiye her 10 Kasım'da büyük kaybının yasını tutuyor ve her yıl 84 yıl önce verdiği sözü tekrarlıyor: “Emanetine sahip çıkacağız.”Ulu Önder Atatürk'ün vefat haberinin duyurulduğu andan itibaren Dolmabahçe Sarayı'nın çevresine binlerce insan toplanmaya başladı. Anadolu, adeta İstanbul'a aktı. 19 Kasım'da Atatürk'ün cenaze namazı Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı. On iki generalin omuzunda Dolmabahçe Sarayı'nın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak binlerce kişinin gözyaşlarıyla, uçak uğultuları ve top sesleri arasında Sarayburnu'na götürüldü.Atatürk'ün naaşı Dolmabahçe'den Sarayburnu'na getirildi. Yollar, pencereler, çatılar, hıncahınç doluydu.Ulu Önderin naaşı, Yavuz Zırhlısı'na bindirildi. Boğazın iki yakası insan seliydi. 101 pare top atıldı. Yabancı gemiler resmi geçit düzenledi. Hem Türk Milleti hem dünya Atatürk'e veda ediyordu… Atatürk'ün naaşı Yavuz Zırhlısı'na nakledilirken tören boyunca top atışları devam etti. Savaş uçakları zırhlının üzerinden saygı uçuşu yaptı Yavuz Zırhlısı cenazeyi İzmit'e getirdi. Burada zırhlıdan alınan cenaze, özel olarak hazırlanan trene konuldu. Gece geç saatler olmasına karşın halk İzmit'te de Atatürk'ün naaşını görmek için toplanmıştı.Atatürk'ün, Yavuz Zırhlısı ile İzmit'e taşınan naaşı burada hazır bekletilen trene bindirilerek, son durağı Ankara'ya götürüldü. 21 Kasım günü Ata'nın naaşı binlerce kişi tarafından karşılandı. Büyük bir cenaze töreninin ardından Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine götürüldü.Atatürk'ün naaşı 10 Kasım 1953 günü Etnografya Müzesi'nden alınarak Anıtkabir'e nakledildi. Her yıl binlerce kişi Ata'nın ebedi istirahatgahını ziyaret ediyor.sözcü
219 0 10.11.2022

Gündem
Milletvekilliğinin düşürülmesi kararı hala çıkmadıMilletvekilliğinin düşürülmesi kararı hala çıkmadı
164 0 08.11.2022

Gündem
Şehit ailesinin yolunun yapılmamasına Erdal Avcı'dan sert tepkiBüyük Birlik Partisi(BBP) MKYK Üyesi Erdal Avcı, Şehit Ali Altun'un evine giden yolun üç yıl önce yapılacağına dair verilen sözün tutulmadığını belirterek, "Ayvacık ilçemizde beton yol çalışmaları devam ediyor. Şehit Ali Altun'un evine giden yolun ne zaman yapılacağını sorduğumuzda, bize sezon bitti deniliyor. Sezon bitti ise Ayvacık ilçe Yunus Emre mahallesinde beton yol çalışması nasıl yapılıyor. Vatanı için canını vermiş askerimizin ailesine bu yapılan ayıptır" dedi.
ŞEHİT AİLESİNİ ARAYAMAYA TENEZZÜL ETMEDİLER
Şehit Ali Altun'un evine giden yolun 3 yıldır yapılmaması nedeniyle durumu yaptıkları açıklama ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya şikayet ettiklerini, olayın basına da yansıdığını hatırlatan Erdal Avcı, konuyla ilgili Samsun Kent Haber'e yaptığı açıklamasında "Gündeme gelen haberler sonrası şehit ailesi ile irtibat dahi kurulmadığını öğrendik. En azından bu haberler sonrası, aile aranır yolun ne zaman yapılacağı ya da yapılmayacağı ile ilgil bir bilgi verilir diye bekledik. Ancak ilgililer buna bile tenezzül etmediler. Şehidimizin ailesinin Tiryakioğlu mahallesinde ki yoluna sıra geldiğinde, sezon bitti diyorlar ama Ayvacık ilçesinde başka mahallelerde ne hikmetse bu sezon oy uğruna hiç kapanmıyor. Yazıklar olsun bu zihniyete" diye konuştu.Samsunkenthaber
188 0 06.11.2022

Gündem
Anayasa Mahkemesinin Hendek operasyonlarında ihlal yok kararıAnayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 119 kişinin hayatını kaybettiği Hendek Operasyonları'yla ilgili kararını açıkladı. Genel Kurul oy birliğiyle hak ihlali olmadığına karar verdi.Çözüm sürecinin ardından gerçekleştirilen ve 119 kişinin ölümüyle sonuçlanan Hendek Operasyonları'yla ilgili önemli bir yargı süreci karara bağlandı.Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu kararında, Cizre'de 2015 yılında başlayan Hendek Operasyonları'nda ölenlerin yakınlarının yaptığı 17 başvurunun konusu şöyle özetlendi:
Başvuru, Cizre'de uygulanan sokağa çıkma yasağı sırasında tıbbi yardım ve tedavi sağlanmaması ve güvenlik kuvvetlerinin güç kullanımı neticesi ölüm meydana gelmesi nedeniyle yaşam hakkının ve bu hak bağlamında etkili soruşturma yapma yükümlülüğünün, sokağa çıkma yasağı uygulaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, cenazelerin bulundukları sıradaki fiziksel durumları, cenazeleri teslim alırken ve defin için dinî merasim sırasında yaşanan zorluklar nedeniyle kötü muamele yasağı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile din ve vicdan özgürlüğünün, Av. Ramazan Demir'in bazı başvurucular adına Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine geçici tedbir talebiyle bireysel başvurular yapmasının ardından bir ceza soruşturması kapsamında tutuklanması nedeniyle bireysel başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.”
“ÖLÜMCÜL GÜÇ KULLANIMI MUTLAK ZORUNLUYDU”
AYM değerlendirmesinde, “”Güvenlik güçlerinin kendilerinin ve başkalarının hayatlarını koruma, silahlı ayaklanmayı bastırma meşru amaçlarına daha hafif bir sınırlama ile ulaşmalarının mümkün olmadığı ve ölümcül güç kullanmalarının mutlak zorunlu olduğu kanaatine varılmıştır” dedi.AYM ayrıca şu tespit ve değerlendirmelerde bulundu:Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri operasyonlarla ilgili bir memorandum yayınlamıştır.Komiser Türkiye'nin karşı karşıya olduğu terör tehdidinin tamamıyla farkındadır. Memorandumdaki hiçbir şeyin NATO, AB ve bir çok devlet tarafından terörist olarak tanınan PKK terör örgütünün eylemlerini mazur gösterdiği düşünülemez.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin (Komiserlik) “Türkiye'nin Güneydoğusundaki İnsan Hakları Durumuna İlişkin Rapor Temmuz 2015- Aralık 2016” başlıklı raporunun (BM raporu) “Güvenlik Operasyonları Kapsamında Ölümler” bölümünün Cizre ile ilgili kısmı özetle şöyledir:Hükûmet kaynaklarına göre Temmuz 2015-Kasım 2016 arasındaki terör eylemlerinde 323 sivil ve 799 güvenlik personeli hayatını kaybetmiştir. 2.040 sivil ve 4.428 güvenlik personeli yaralanmıştır. Bir Türk sivil toplum kuruluşu tarafından hazırlanan raporda yalnızca Cizre'de üç ayrı olayda yerel halktan 189 kişinin öldüğünün düşünüldüğü bildirilmiştir.
2016 yılı Ocak-Şubat aylarında Cizre ilçesindeki bazı binaların bodrum katlarında mahsur kalan sivil kişilerin bombardımana tabi tutulduğu bildirilmiştir. Bazı raporlara göre olayların meydana geldiği binaların tamamen yıkılması ve yıkıntıların kaldırılması nedeniyle ölenlerin kimlik tespiti yapılması büyük ölçüde engellenmiştir.”
“HAK İHLALİ YOK”
Yüksek Mahkemenin Genel Kurulu inceleme sonunda hak ihlali olmadığına karar verdi. Anayasa Mahkemesi'nin kurduğu hüküm şöyle:
HÜKÜM: OYBİRLİĞİYLE
Açıklanan gerekçelerle;
Sağlık yardımı sağlanmamasından dolayı yaşamı koruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
Yaşam hakkının öldürmeme yükümlülüğü bakımından ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
Yaşam hakkının usul boyutu bakımından ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
Başvurucular Mehmet Tunç, Asya Yüksel, Serdar Özbek, Yasemin Çıkmaz, Ahmet Tunç, Esmer Tunç, Zeynep Tunç, Barış Tunç, Çiğdem Tunç, Evin Tunç, Serhat Tunç, Abdulkerim Özbek, Buşra Özbek ile Abdullah Çıkmaz'ın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
Başvurucular Ahmet Tunç, Esmer Tunç, Zeynep Tunç, Barış Tunç, Çiğdem Tunç, Evin Tunç ve Serhat Tunç, Abdulkerim Özbek, Buşra Özbek ile Abdullah Çıkmaz'ın bireysel başvuru haklarının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
Başvurucular Ahmet Tunç, Esmer Tunç, Zeynep Tunç, Barış Tunç, Çiğdem Tunç, Evin Tunç, Serhat Tunç, Abdulkerim Özbek, Buşra Özbek ile Abdullah Çıkmaz'ın kötü muamele yasağı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile din ve vicdan özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddialarının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının maddi boyutunun İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 5/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.sözcü
191 0 05.11.2022
Şehitler

Cüneyt KandemirGürcistan 483 11.11.2025

Nihat İlgenGürcistan 230 11.11.2025

Serdar UsluGürcistan 204 11.11.2025

Gökhan KorkmazGürcistan 249 11.11.2025

Yasin KOÇYİĞİTYalova 282 29.12.2025

İlker PEHLİVANYalova 241 29.12.2025

Turgut KÜLÜNKYalova 275 29.12.2025

Emre Albayrakİstanbul 575 08.12.2025
Gaziler

Metin KuşKastamonu 1,298 04.05.2011

Muharrem ÇelikSuriye 943 10.10.2019

Ahmet KarakuşSuriye 754 31.12.2020

Hasan Hüseyin KarataşSuriye 640 13.02.2017

Mehmet DemirtaşKuzey Irak 1,316 25.10.2022

Osman Sefa TosunKuzey Irak 816 05.09.2022

Umut EşgünoğluKuzey Irak 1,031 28.11.2022

Bünyamin KocamanKuzey Irak 1,119 16.10.2022
Çok Okunanlar

Şehit Sayısı 20 Oldu 2 Korucu daha şehit olduŞehit Sayısı 20 Oldu 2 Korucu daha şehit olduŞehit Haberleri 94,622 06.02.2020

Cami İmamı 33 Şehit sonrası ahlaksız paylaşım yaptı serbest bırakıldıManisa'da imam Ali Metin Özyurt'un, İdlib'de 33 askerimizin şehit olması sonrası yaptığı ahlaksız paylaşım büyük tepki gördü. Gözaltına alınan imam, savcılıkta ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.Manisa'nın Alaşehir ilçesindeki bir camide imamlık yapan Ali Metin Özyurt, 27 Şubat'ta Suriye'de 33 şehit verdiğimiz saldırı sonrası skandal bir paylaşıma imza attı.
Özyurt, bir arkadaşının Facebook gönderisine “Asker veya polis olun diye kimse kafamıza silah dayamıyor. Şehadeti göze almayan godoş, anasının dizinin dibinden ayrılmasın. Bırakın ucuz ajitasyonları” şeklinde yorum yaptı.
İĞRENÇ SATIRLAR
Paylaşım yapan E.B'nin, “Kimisi çaresizlikten gidiyor hocam” yorumunu da yanıtlayan imam, şu iğrenç satırlara imza attı: Çaresizlik diye bir mazeret olamaz. Maaşın cazibesine kapılıp, asker veya polis olmayacaksın. Din, vatan, millet sevdan yoksa, bu mesleği seçmeyeceksin. Para için seçtiysen de zırlamayacaksın. Devletin şehit ve gazilere gösterdiği ayrıcalığı başka devletler göstermiyor.Tepkiler üzerine gözaltına alınan Ali Metin Özyurt, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Manisa İl Müftüğü de konuyla ilgili soruşturma başlattı. sözcü -
Son 5 Ayda Suriye'de Şehit olan Askerlerimizin bilgileri için TIKLAYIN
Yayına veren:Editör
Gündem 35,351 03.03.2020

377 Terör Gazisinin Maaşları dün itibariyle KesildiTerörle Mücadelede yaralanıp Gazi olan ve İş hakkı kanunu ile Resmi kurumlarda çalışan v e yasal çalışma süresini tamamladıktan sonra emeklilik hakkı kazanan ve 01.01.2014 Tarihinden önce Emekli olan 377 Terör Gazisinin dün 17.12.2019 itibariyle Emeklilik maaşları kesildi. Türkiye Cumhuriyeti 61.Hükümeti ve Dönemin Başbakanı olan Recep Tayyip ERDOĞAN'ın Başbakanlığındaki hükümet Aşağıdaki kanunu çıkarmıştır.
İlgili Kanun
2013 / 6495 sayılı kanun - 2 Ağustos 2013 CUMA –
Kabul Tarihi: 12/7/2013 - Sayı : 28726
MADDE 80 – 2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “(5434 sayılı Kanunun 18/1/1979 gün ve 2177 sayılı Kanunla değişik 64 üncü maddesinden yararlananlar hariç)” ibaresi çıkarılmış, son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanarak aylık bağlananlara aylık bağlama tarihi itibarıyla sosyal güvenlik kurumlarınca kendi sigortalılığı nedeniyle ödenmekte olan gelir ve/veya aylıkların toplamı, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesi gereğince öğrenim durumuna göre belirlenecek giriş derece ve kademesi ile 30 yıl fiili hizmet süresi esas alınarak mülga hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanacak vazife malullüğü aylığının %25 artırımlı tutarından az olamaz ve bu şekilde belirlenen gelir ve/veya aylıklar ilgili sigortalılık hâlindeki aylık artışları dikkate alınarak artırılır. Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına girenler, aylıklara ilişkin hükümler hariç olmak üzere (d) bendi kapsamına girenlerin malullük hâline bağlı olarak yararlandığı haklardan da aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlandırılır. Bu Kanuna veya bu Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı ve mülga 64 üncü maddesi kapsamında aylık bağlanan malullerin, malul sayılmaları sebebiyle aylık bağlandığı tarihten önceki her türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri, malullük aylığı bağlanmasından sonra geçecek çalışma veya sigortalılık süreleriyle hiçbir sebeple birleştirilemez. Bu şekilde aylık bağlanmasından önce geçen söz konusu süreler; malullük aylığı bağlanmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık hâli ile mülga 2829 sayılı Kanun uygulaması yönünden dikkate alınmayacağı gibi, sonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık/emeklilik, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Ancak, bu Kanuna göre aylık bağlandığı tarihten sonra çalışmaya başlayanlardan, aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra olanlar için 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümleri uygulanamaz. Yukarıda belirtilen kanunlara göre malullük aylığı bağlanmasına esas alınmış hastalık ya da engellilik hâlleri ve bu hastalık ya da engellilik hallerindeki ilerlemeler, sonradan geçen çalışmalar sebebiyle yaşlılık aylığına hak kazanılması koşullarının belirlenmesinde dikkate alınmaz.”
“Bu madde hükümleri 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi kapsamındakiler ve harp malulleri hakkında da uygulanır.”
MADDE 84 – 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 2- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine aylık bağlananlara bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir. Aynı kanunlar kapsamına giren sebeplerle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almaktayken faizsiz kredi hakkından yararlanmaksızın hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri için ise; bir konut ile sınırlı olmak üzere, öncelikle dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasına konut sahibi yapmak amacıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir.
Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık bağlanan malullerden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de birinci fıkra hükmünden yararlanırlar.
Bu kredinin tavan tutarı, Yüksek Planlama Kurulunca belirlenir. Kredi için yapılacak başvurulara, kredilerin kullandırılmasına, geri ödeme süre ve yöntemlerine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Toplu Konut İdaresince çıkarılan yönetmelik ile belirlenir.”
MADDE 86 – 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 1- 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarının ve sürekli işçi kadrolarının %2'sini aşağıdaki hükümlerde belirtilen hak sahiplerinin istihdamı için ayırmak ve bu madde hükümleri çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça atama teklifi yapılanları atamak zorundadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına, ilgili mali yılda 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 7 nci maddesi kapsamında yapabilecekleri toplam atama sayılarının ne kadarını bu madde kapsamında yapılacak atamalar için ayıracağı ve buna ilişkin diğer hususlar Başbakan onayı ile belirlenir.
Bu madde kapsamında hak sahipliği sonucunu doğuran durumlar aşağıda belirtilmiştir:
a) 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrası, bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlar,
b) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında vazife malulü sayılan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli ile Emniyet Teşkilatından Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli,
c) (b) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olanlardan vazife malulü sayılanlar,
ç) 21 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında vazife malulü sayılanlar, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında aylık bağlananlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybetmiş veya engelli hale gelmiş olanlar ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait fabrika, işletme, müessese veya bağlı ortaklıklarda görevli olanlardan patlayıcı maddelerin üretimi, incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi sırasında oluşacak patlamalardan dolayı hayatını kaybedenler.
İstihdam hakkından;
a) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi; ana, baba ve kardeşi yoksa eş veya çocuklarından toplam iki kişi; eş veya çocuğu yoksa ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişi,
b) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan malullerin kendileri veya eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,
c) İkinci fıkranın (c) bendine göre malul sayılanların kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,
ç) İkinci fıkranın (ç) bendine göre engelli hale gelenlerin kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,yararlanır.
Bu madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya pozisyonlar için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili mevzuatında öngörülen nitelik ve şartları taşımaları zorunludur.
Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar, birinci fıkrada sayılan kurumlarda görev yapanlar, istihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar ile kırk beş yaşını bitirmiş olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar ve bu durumda olanlar yukarıdaki fıkraların uygulanmasında dikkate alınmaz.
Hak sahiplerinden ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı kadrolara; ortaöğretim ve yükseköğretim mezunu olanların ise memur unvanlı kadrolara atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca yapılır. Sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadrolarına yapılacak atama tekliflerinde ise hak sahiplerinin bu fıkra uyarınca öğrenim durumları itibarıyla atanabilecekleri kadro unvanları dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığınca belirlenen aynı veya eşdeğer unvanlı pozisyon ve kadrolar esas alınır.
Kamu kurum ve kuruluşları bu madde kapsamında atama yapılması amacıyla ayırdıkları %2 oranındaki kadro ve pozisyonların unvan ve sayısını her yılın şubat ve ağustos aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.
Bu madde kapsamında başvuranlardan hak sahibi olanlar İçişleri Bakanlığınca tespit edilerek, liste hâlinde her yılın mart ve eylül aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bildirilenlerin atama teklifleri, kamu kurum ve kuruluşlarının söz konusu münhal kadro ve pozisyonlarına Devlet Personel Başkanlığınca kırk beş gün içinde yapılır. Kamu kurum ve kuruluşlarınca atama yapılabilecek kadro ve pozisyonların bildirilmemesi veya unvan bazında ihtiyacın karşılanamaması durumunda Devlet Personel Başkanlığınca kapsamdaki kamu kurum ve kuruluşlarının münhal kadro ve pozisyonlarına resen atama teklifi yapılır. Atama işlemlerinin, atama teklifinin kamu kurum ve kuruluşuna intikalinden itibaren otuz gün içinde yapılması zorunludur. Atama emri ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. İlgililerin işe başlama sürelerine ve işe başlamama hâlinde yapılacak işlemlere ilişkin olarak 657 sayılı Kanunun 62 nci ve 63 üncü maddeleri hükümleri uygulanır. Atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanlar bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemezler. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.
Bu maddenin uygulanmasında takip edilecek usul ve esaslar ile diğer hususlar; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının görüşleri alınmak suretiyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 88 – 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesine birinci ve dördüncü fıkralarından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, aynı maddenin mevcut ikinci fıkrasında yer alan “malûl, yaşlı,” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hükümleri” ibaresi “ilgili diğer hükümleri” ve beşinci fıkrasında yer alan “üçüncü fıkrada” ibaresi “beşinci fıkrada” şeklinde değiştirilmiştir.
“24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkındaki Kanun veya 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetleri sebebiyle vatani hizmet tertibinden aylık bağlananların; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenler ile vazife malulü sayılarak aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin ya da aynı kapsamda aylık almaktayken hayatını kaybedenlerin eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; engelliler için sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere birlikte yolculuk ettikleri refakatçileri, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanırlar.
Türk vatandaşı olan altmış beş yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi hatları ile belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise %50 indirimli olarak yararlanırlar. Bu fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar, belediyeler, belediyeler tarafından kurulan şirketler, birlikler, müessese ve işletmeler altmış ila altmış beş yaş arasında bulunan kişilerin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli olarak yararlanmasını sağlayabilirler.”
“İlgili kurumlar, belediyeler ile belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketler, ücretsiz ve indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alırlar. Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullandırılmaması hâlinde bu haktan faydalandırılmayan her kişi için toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası mülki idare amiri tarafından uygulanır. Bu maddeye göre verilecek idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.
İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Maliye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
1005 sayılı Kanun ve 3292 sayılı Kanun kapsamında vatani hizmet tertibinden aylık bağlananlar ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre harp veya vazife malullüğü aylığı bağlananların ya da 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlananların veya harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almakta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin, bu fıkrada sayılan kanunlar veya maddeler gereğince dul ve yetim aylığı bağlananların ikametgâhlarında kullandıkları elektrik enerjisi ücreti %40'tan; belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücreti ise %50'den az indirim içermemek üzere belirlenecek tarife üzerinden alınır.”
MADDE 92 – 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve (b) bendinin üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı bendin dördüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış, (c) bendinde yer alan “Sivil iştirakçiler ile” ibaresi “Sivil iştirakçilere uygulanacak azami derece ve kademe, öğrenim durumları ve hizmet sınıfları itibarıyla 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yükselebilecekleri derece ve kademe;” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve mevcut üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananların bu aylıkları, aşağıdaki esaslar dahilinde yükseltilir.”
“Astsubaylar ve uzman jandarmalarda yükselinebilecek azami derece ve kademe, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda kendilerine ilişkin aylık gösterge tablosunda belirlenmiş olan en yüksek derece ve kademedir.”
“Bu madde kapsamında yapılacak olan intibak işlemlerinde, 1 Eylül tarihi esas alınır. 1 Eylül tarihi esas alınarak yapılacak olan intibak işlemlerinde, görevde iken yapılan son terfi işleminin üzerinden bir tam yıl geçmemiş olanlar hakkında izleyen yılın 1 Eylül tarihi itibarıyla intibak işlemi yapılır.”
MADDE 93 – 5434 sayılı Kanunun ek 79 uncu maddesinin birinci, dördüncü, altıncı ve onuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi, 2330 sayılı Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananlara, bu madde uyarınca ek ödeme verilir.”
“Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri, birinci derece malullere uygulanan gösterge üzerinden; aynı sebeplerle malullük aylığı almakta iken ölenlerin dul ve yetimleri ise malullerin hayatta iken maluliyet derecelerine göre yararlandıkları gösterge üzerinden ve sosyal güvenlik kanunlarına göre dul ve yetim aylığı aldıkları süre ile sınırlı olarak ek ödemeden yararlanır. Dul ve yetim sayısının bir kişiden fazla olması hâlinde, verilecek ek ödeme hak sahipleri arasında eşit olarak paylaştırılır.”
“Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin, aynı sebeplerle malullük aylığı almakta olanların veya bunlardan ölenlerin çocuklarına her ay için; ilköğretimleri sırasında (1.250), ortaöğretimleri sırasında (1.875) ve yükseköğretimleri sırasında (2.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda eğitim ve öğretim yardımı yapılır. Bu yardımlar, yılda bir kez olmak üzere, bulunulan yılın Eylül ayında geçerli olan memur aylık katsayısına göre hesaplanarak 1 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında ve öğrenim durumunu gösterir belge ile birlikte yapılacak talep tarihindeki öğrenim seviyesi esas alınmak suretiyle toptan ödenir. 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında faaliyet gösteren özel eğitim okullarında eğitim alanlar da bu fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlanırlar.”
“Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık bağlanan malullerden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları sebebiyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de yukarıdaki esaslar dahilinde ek ödeme ile eğitim öğretim yardımından yararlanırlar.”
MADDE 95 – 5434 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 225- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp malullüğü veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlar ile bunlardan aylık almakta iken ölenlerin veya anılan madde ve kanunlara göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri; bu maddeyi düzenleyen Kanunla ana ve babalara aylık bağlanabilmesine ilişkin olarak bu Kanunun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişikliklerin, bağlanmış olan aylıkların intibak suretiyle arttırılmasına ilişkin ek 77 nci maddesinde yapılan değişikliklerin, ek ödeme ve eğitim öğretim yardımı verilmesine ilişkin olarak ek 79 uncu maddesinde yapılan değişikliklerin durumlarına uygun hükümlerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki döneme ilişkin olarak herhangi bir fark ödenmeksizin ilgili maddelerde belirlenmiş olan usul ve esaslar çerçevesinde yararlandırılırlar.
Ek 79 uncu madde kapsamında ek ödemenin beş katı tutarında yardım yapılmış olması hâlinde, bu ödemenin yapıldığı beşinci yılı takip eden ödeme dönemine kadar bir süre geçmedikçe bu maddeyi düzenleyen Kanunla ek 79 uncu maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikten dolayı ödeme yapılmaz. Beş yıllık dönemin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolmuş olması hâlinde geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmaz.
72 nci maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde bu Kanunla yapılan değişiklik neticesinde, aylık bağlama şartları yeniden düzenlenen kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bağlanmış olan aylıkları sebebiyle açtıkları davalardan feragat etmeleri hâlinde; kendilerine çıkarılmış olan borçların faize ilişkin kısmı terkin olunur, anaparaya ilişkin kısmı ise beş yıla kadar taksitlendirilir ve haklarındaki mevcut dava ve icra takiplerinden vazgeçilir. Aylık taksit tutarının kişinin gelirinin dörtte birini aşması hâlinde taksit süresi uzatılır. Ancak, adlarına borç çıkartılmış olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra vefat edenlerin vefat tarihi itibarıyla borçlarının kalan kısmı; önceden vefat edenlerin ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla borçlarının kalan kısmı tahsil edilmez ve haklarında bu amaçla dava veya icra takibi bulunması hâlinde bunlardan vazgeçilir.”
MADDE 96 – 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin birinci ve ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri veya 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmez.”
MADDE 97 – 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesi ile onbeşinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinin birinci cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.”
“5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir ve bunlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.”
“Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında uzun vadeli sigorta kollarının uygulanmasına devam edilir.”
Kanunun Tamamı İçin TIKLAYIN
Yayına veren: Editör - Özel Haber
Editör Haberleri 7,155 18.12.2019

Ayakkabı Boyarken Şehit Haberini aldıŞehit Babası Ayakkabı Boyarken Şehit Oğlunun Haberini aldıEditör Haberleri 5,617 28.11.2019

Suriye Esat Askerlerimize saldırdı 7 Şehit 4 yaralımız varSiriye' idlip'teki gözlem noktasındakı Askerlerimize yönelik Esad Güçlerinin saldırısı sonucu 4 Askerimiz Şehit oldu,birisi ağır olmak üzere 9 askerimiz yaralandı milli savunma acıklaması:Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İdlib'de çıkan çatışmada dört askerimiz şehit düşerken, biri ağır dokuz askerimizin de yaralandığı belirtildi.
İlgili Haberler
Suriye'de Askerlerimize saldırı 4 şehit 9 Yaralımız var
Erdoğan: 30-35 civarında Suriyeli Asker Öldürüldü
Rusya'dan 4 Şehit Açıklaması: Bize Haber vermediler
4 Şehit Askerimizin Naaşları Hatay'a getirildi
4 Şehit sonrası Rusya ile ortak devriyeyi iptal ettik
Şehit Sayısı 5 oldu yaralı Askerimiz şehit oldu
Şehit Sayısı 6 oldu Sivil Personel Şehit oldu
Şehit Askerin Kimliği Belli Oldu(Afyonkarahisar)
Şehit Askerin Kimliği Belli Oldu(Osmaniye)
Bakan Geziyi bıraktı Komutanlarla Suriye Sınırına gitti
Şehit Askerin kimliği belli oldu(Sakarya)
Şehitlerin Kimliği belli oldu Gaziantep'e 2 şehit haberi
Meral Akşener Şehitler için Meclis'te gizli oturum yapmamız gerekir
Şehit Sayısı 7 oldu yaralı Asker Şehit oldu
Sivil Şehit Personelin Kimliği belli oldu
Bakan Akar:76 Suriye Askeri Öldürüldü
Doğu perinçek Şehitlere saygısızlık
Meral Akşener Gökkubbeyi Başlarına Yıkın
Yayına veren: EditörEditör Haberleri 5,612 03.02.2020