• Anasayfa
  • Şehitler
  • Gaziler
  • Şehit Haberleri
  • Gazi Haberleri
  • Suriye Şehitleri
  • Kuzey Irak Şehitleri
    • Yurt Dışı Haberler
    • Bahar Kalkanı
    • Şehit Mevlit ve Anma
    • Editör Haberleri
    • Şehit Yetimleri
    • Ziyaret Haberleri
    • Şehit ve Gazi Aileleri
    • Dernekler
    • Şehit adı verilen yerler
    • Asker, Polis, Korucu
    • Şehit Haberleri
    • Yurt İçi Operasyonlar
    • Gündem
    • Gazi Haberleri

Gündem [1,084]

2003 Öncesi ve 2014 sonrası Ölenler Şehit sayılmıyor açıklaması
Gündem
2003 Öncesi ve 2014 sonrası Ölenler Şehit sayılmıyor açıklamasıBartın'ın Amasra ilçesinde bulunan kömür ocağında yaşanan patlamada 41 kişi hayatını kaybetti. 41 kişinin maden şehidi olduğu yönünde açıklamalar yapıldığını kaydeden CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, "Maden şehitlerinden bahsediliyor ancak hayatını kaybeden madencilere şehitlik unvanı verilmiyor. Ben 2003 öncesi ve 2014 yılı sonrası meydana gelen kazalarda şehit olan madencilerin çocuklarının devlette istihdam edilmesi için kanun teklifi verdim. Bu teklifi AK Partili milletvekilleri reddetti" dedi.Türkiye Taşkömürü Kurumu'na (TTK) ait Amasra'daki kömür ocağında cuma gün akşam saatlerinde meydana gelen patlamada 41 kişi hayatını kaybederken 11'i yaralı 69 kişi de kurtarıldı.Yaşanan facianın ardından SÖZCÜ'ye açıklama yapan CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, ölen 41 kişinin maden şehidi olduğundan bahsedildiğini ancak bu unvanın onlara verilmeyeceğine dikkat çekti.açıklama yapan Yavuzyılmaz, bu konuyla ilgili Tbmm'ye 30 Haziran 2020 günü kanun teklifinde bulunduğunu ancak akp'li Milletvekilleri tarafından teklifin kabul edilmediğini açıkladı. “2003 ÖNCESİ VE 2014 SONRASI ÖLENLER ŞEHİT SAYILMIYOR” Yaklaşık 2 yıl önce TBMM'ye Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun teklifinde bulunduğunu kaydeden Yavuzyılmaz, daha önce çıkarılan bir kanunla 2003-2014 yılları arasındaki tarihlerde maden kazalarında hayatını kaybedenler şehit olarak kabul edilip, aileleri de devlette istihdam hakkı tanındığını söyledi.Konuyla ilgili 30 Haziran 2020'de TBMM'de kanun teklifi yaptığını hatırlatan Deniz Yavuzyılmaz, şöyle konuştu:Maden şehitlerinden bahsediliyor ancak hayatını kaybeden madencilere şehitlik unvanı verilmiyor. Ve şehitler arasında da, onların aileleri arasında da büyük bir ayrımcılık yapılıyor. Daha önce bir kanunla 2003 ve 2014 yılları arasında madenlerde şehit olan madencilerin ailelerine devlette istihdam hakkı verildi. Maalesef bu hak 2003 yılından önce ve 2014 yılından sonraki kazalarda şehit olan madencilerin ailelerine tanınmadı.Ben 2003 öncesi ve 2014 yılı sonrası meydana gelen kazalarda şehit olan madencilerin çocuklarının da devlette istihdam edilmesi için kanun teklifi verdim. Ama bu teklifi AK Partili Milletvekilleri kabul etmedi.2003 yılı öncesi ve 2014 yılı sonrası maden kazalarında şehit olanların ailelerine devlette istihdam hakkı tanınması halinde sadece 500-600 kişinin istihdam edilebileceğini ve bunun devlete bir yük getirmeyeceğini ileri süren Yavuzyılmaz, şöyle konuştu: Armutcuk müessesinde gerçekleşen ve 103 madencinin şehit olduğu kazadaki babasız kalan çocuklara devlette istihdam hakkı tanınmadı. Yani Ak Parti belirli bir tarih aralığına bu hakkı verdi. Ama onun dışında kalan çocuklara vermedi.Kozlu'da 1992 yılında hayatını kaybeden 263 madencinin ailesindeki çocuklara devletin istihdam hakkı verilmedi. Bu düpedüz şehitler arasında yapılan ayrımcılık. Şimdi Amasra'da şehit olan 41 madencinin çocukları da güvencesiz ve onlara da bu hak verilmeyecek.Oysa 10 yıl önce şehit olan bir babanın çocukları olsalardı devlette istihdam edileceklerdi. Şimdi aynı AK Parti milletvekilleri aynı anlayış, ‘maden şehitlerinin yanına gelerek biz size sahip çıkacağız' diyerek yalan söylüyorlar.Maden kazalarında öldüğü tarihe göre şehitler arasında ayrımcılık yapan bu tarih sınırlamasının kaldırılmasını talep ediyoruz. Bu kanun teklifi tekrar meclise getireceğiz.
299 0 17.10.2022
Şehit adı verilen çeşmedeki Türk bayrağına iğrenç saldırı
Gündem
Şehit adı verilen çeşmedeki Türk bayrağına iğrenç saldırıEskişehir'de Şehit Jandarma Uzman Çavuş Tarkan Karaca'nın hayrına yapılan çeşmede bulunan Türk bayrağı, kimliği belirsiz kişilerce tahrip edildi.Sarıcakaya İlçesi'nde bulunan Şehit Jandarma Uzman Çavuş Tarkan Karaca'nın hayrına yapılan çeşmeye kimliği belirsiz kişilerce saldırı geçekleştirildi. Birçok kişinin su almak için geldiği çeşmedeki Türk bayrağı kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından defalarca çizildi. Şehit Tarkan Karaca'nın fotoğrafının üstünde bulunan Türk Bayrağı'na yönelik iğrenç saldırı vatandaşların da tepkisini çekti.Haberler
265 0 16.10.2022
Türkiye içindeki terörist sayısı 120'nin altına düştü açıklaması
Gündem
Türkiye içindeki terörist sayısı 120'nin altına düştü açıklamasıTürkiye içindeki terör örgütü sayısı 120'nin altına düştü" İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kütahya'da yaptığı açıklamada, Türkiye içindeki terör örgütü sayısının 120'nin altına düştüğünü söyledi Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Kütahya Şube binasının açılış törenine katılan Bakan Soylu, 29 Ekim 2023'te dağlarda 1 tane terörist kalmayacağını dile getirdi. Soylu, "Bugün Türkiye içinde terör örgütünün sayısı 120'nin altına düştü. Dağları tek tek temizliyoruz. Hiç endişe etmeyin, hiç merak etmeyin. 29 Ekim 2023 tarihinde bu coğrafyanın içerisinde yani 785 bin kilometre karenin içinde göreceksiniz. Allah bize nasip edecek, o dağlarda 1 tane terörist kalmayacak. Onun için ifadem şudur; biz hep birlikte çok güçlü adımlar atacağız. Cumhuriyetin birinci asrını hep beraber geçirdik. Nasip olursa ikinci asrına doğru hep beraber yürüyeceğiz ve inşallah bu asır Türkiye asrı, bu asır Türkiye yüzyılı olacak. Bize bırakılan emanetlerin ne olduğunun farkındayız ama biz bize bırakılandan çok daha fazlasını gelecek nesillerimize ve gelecek asırlara bırakacağız. İmkanımız daha fazla. Daha güçlü, daha büyük işler yaptık. Biz yaptıkça bu yıldızlarımız şenlenecek. 'Biz yaptıkça fedakarlıklarımızın karşılığı bu ülkede bulunuyor' diye bizlerle beraber halledecekler" ifadelerini kullandı.Bakan Soylu, bir restorantta garson olarak çalışan ve kendisine benzeyen Metin Gitmez ile bir süre sohbet edip, fotoğraf çektirdi.haberler
268 0 15.10.2022
HDP’li Semra Güzel hakkındaki iddianame kabul edildi
Gündem
HDP’li Semra Güzel hakkındaki iddianame kabul edildiDokunulmazlığı kaldırıldıktan sonra yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanan HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. 15 yıla kadar hapis cezası istenen Güzel, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla yargılanacak.Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan 58 sayfalık iddianame Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.İddianamede ‘Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçlamasıyla 15 yıla kadar hapsi istenen Semra Güzel'in üzerine kayıtlı telefonun, etkisiz hale getirilen bölücü terör örgütü mensuplarından ele geçirilen not defterinde yazılı olduğu belirtildi. İddianamede, ölü ele geçirilen örgüt mensuplarının dijital materyallerindeki incelemede, terör örgütü PKK/KCK üyesi olan 29 Nisan 2017'de Adıyaman Merkez Akçalı Köyü kırsalında öldürülen “Melati Zülfikar” kod adlı Volkan Bora ile Güzel'in Irak'ın kuzeyinde bulunan örgüt kamplarında, örgüt üyelerinin giydiği kamuflaj ile çekilmiş fotoğrafları bulunduğu, yine teröristlerin barındığı çadırda Bora ile sarılarak çekildikleri fotoğrafları tespit edildiği bildirildi.İddianamede, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturmada ifade veren “Ezel” kod isimli gizli tanığın Güzel hakkındaki terör örgütü üyesi olduğuna yönelik beyanı ve teşhis tutanağı ile Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmasında ifade veren tanık Hasan D.'nin de beyanına yer verildi. Güzel'in terör örgütü kamplarına gittiği ve örgüt üyesi Bora tarafından gönderilen gizli mesajları aldığı kaydedilen iddianamede, sanığın yurt dışına çıkış kayıtları da yer aldı.İddianamede, Güzel'in, yurt dışına kaçmaya çalışırken “Mehtap Şahan” adına düzenlenmiş sahte kimlik ve tanınmamak için kılık değiştirmiş şekilde yakalandığı anlatıldı.Güzel'in PKK/KCK ile organik bağının bulunduğu, örgütsel hiyerarşi içerisinde yer aldığına yönelik çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk şartlarının bulunduğuna dair yeterli delilin elde edildiğini belirtilen iddianamede, sanığın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. SAHTE KİMLİKLE YAKALANDI Adıyaman'da 2017'de terör örgütü PKK'ya yönelik hava destekli operasyonda etkisiz hale getirilen terörist Volkan Bora'nın cep telefonunda, HDP Milletvekili Güzel ile fotoğraflarının bulunması üzerine Güzel hakkında soruşturma başlatılmıştı.Soruşturma kapsamında, Başsavcılığın talebi üzerine Güzel'in dokunulmazlığı Tbmm tarafından kaldırılmıştı. İfadesi alınmak üzere çıkarılan davetiyeye cevap vermeyen ve adresinde bulunamayan Güzel hakkında yakalama kararı çıkarıldı.Güzel'in, “terör örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlarından 22 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan eski HDP Milletvekili Leyla Güven'i Diyarbakır'daki evinde sakladığı da ortaya çıkmıştı.Semra Güzel, 2 Eylül'de başkası adına düzenlenen sahte kimlikle İstanbul'dan Edirne'ye giderken yakalanmıştı.sözcü
208 0 14.10.2022
Karadeniz  1 tane bile terörist yok açıklaması yaptı
Gündem
Karadeniz 1 tane bile terörist yok açıklaması yaptıİçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Karadeniz Allah'ın izniyle tertemiz, 1 tane bile terörist yok. Tendürek Dağı tertemiz, Amanoslar tertemiz; Erzurum, Bingöl, Erzincan tertemiz" dedi.İçişleri Bakanı Süleyman Soylu  AKP Kütahya İl Başkanlığının Dumlupınar Spor Salonu'ndaki Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı'na katıldı. Türkiye'nin terörle mücadelesini değerlendiren İçişleri Bakanı Soylu, Karadeniz'in teröristlerden temizlendiğini dile getirdi. Bu ülkenin Karadenizinde teröristleri vardı. Öyle mi? Bugün yaptığımız ‘Eren Abluka' operasyonlarına ismini veren Eren ve Ferhat astsubay ve ondan önce şehitlerimiz vardı. Korkutuyorlar, Karadeniz'de varız, Amanos'ta varız, Erzurum'da varız, Bingöl'de varız, Elazığ'da varız, her yerde varız diye.Türkiye Cumhuriyeti devletine meydan okuyorlardı. Büyümemizi, güçlenmemizi ve bütün medeniyetimizi dünyaya nakşetmemizi engellemek istiyor, hep bizi ayaklarımızın ucuna baktırmak istiyor, geleceğe bakmamıza müsaade etmiyorlardı. Şimdi size soruyorum; evet Karadeniz'de onlar teröristlerini oraya koyup ürkütmeye, korkutmaya, ülkeye eziyet etmeye çalışıyorlardı. Kütahya size tekmil veriyorum.Karadeniz Allah'ın izniyle tertemiz, 1 tane bile terörist yok. Tendürek Dağı tertemiz, Amanoslar tertemiz; Erzurum, Bingöl, Erzincan tertemiz. Bir kardeşiniz, İçişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yol arkadaşı olarak söylüyorum; Allah bize nasip edecek, 29 Ekim 2023 yılında cumhuriyetimizin ikinci asrına girerken Şırnak tertemiz olacak, Gabar tertemiz olacak ve Türkiye'nin dağlarında bir tek terörist kalmayacak.”
175 0 08.10.2022
Mersin'de Şehit olan Polise uzun namlulu silah ve çelik yelek verildi mi
Gündem
Mersin'de Şehit olan Polise uzun namlulu silah ve çelik yelek verildi miCHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, terör örgütü PKK'nın Mersin'de polisevine düzenlediği saldırıda güvenlik zafiyeti olduğu iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Murat Bakan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya, “Nöbet kulübesinde görev yapan şehit polisimize idare tarafından uzun namlulu silah ve çelik yelek verilmiş midir” diye sordu.Murat Bakan, Mersin'in Mezitli ilçesine bağlı Tece Mahallesi'ndeki polisevine 26 Eylül'de düzenlenen terör saldırısıyla ilgili Süleyman Soylu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM'ye soru önergesi verdi. Bakan, önergesinde şunları kaydetti: "KAMUOYUNA YANSIYAN ÇATIŞMA GÖRÜNTÜLERİ, GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİN CAN GÜVENLİĞİ İÇİN YETERİNCE TEDBİR ALINMADIĞI ELEŞTİRİLERİNİ BERABERİNDE GETİRMİŞTİR" "Terör örgütü PKK'nın Mersin'de polisevine düzenlendiği hain saldırıda kahraman polis memurumuz Sedat Gezer şehit olmuş, bir kahraman polisimiz de yaralanmıştır. Terör saldırısı, yola uzanıp, kaldırımı ve bir ağacı kendisine siper ederek teröristlerle çatışan kahraman polis ve bekçilerimizce püskürtülmüştür. Kamuoyuna yansıyan çatışma görüntüleri ise güvenlik güçlerimizin can güvenliği için yeterince tedbir alınmadığı eleştirilerini beraberinde getirmiştir.Görüntülere ilişkin, konunun uzmanları, nöbet kulübesinin zırhlı olması gerektiğini ve risk durumuna göre etrafına zırhlı siperlik takımı yerleştirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Söz konusu tedbirlerin alınmamasının büyük bir güvenlik zafiyeti olduğu, gerekli tedbirlerin alınması halinde terör eyleminin şehit verilmeden önlenebileceğinin altı çizilmektedir." Murat Bakan, Süleyman Soylu'ya şu soruları yöneltti: "ŞEHİT POLİSİMİZE İDARE TARAFINDAN UZUN NAMLULU SİLAH VE ÇELİK YELEK VERİLMİŞ MİDİR" "İl emniyet müdürlüklerinde günlük nöbetçi olarak görev yapan nöbetçi müdürlerin sabit nokta nöbetçilerini gezerek, gördükleri eksiklikleri rapor ederek il emniyet müdürüne yazılı bilgi vermesi gerekmektedir. Buna göre; nöbetçi müdürlerce polisevi en son ne zaman denetlenmiştir, zırhlı kulübe ve zırhlı siperlik eksikliği bu raporlarda yazılmış mıdır?Zırhlı kulübe tahsisi yapılmayan noktada personele görev yaptıran sorumlular hakkında soruşturma açılmış mıdır? Açılmamışsa açılacak mıdır?Nöbet kulübesinde görev yapan şehit polisimize idare tarafından uzun namlulu silah ve çelik yelek verilmiş midir? Verilmediyse gerekçesi nedir? Türkiye genelinde kaç polis ve jandarma sabit nokta görevinde ve zırhı bulunmayan kulübelerde görev yapmaktadır? Bu saldırı sonrasında hangi acil tedbirler alınacaktır?Sabit nokta görevlilerinin gece nöbetinde 13 saat görev yaptıkları doğru mu? Türkiye genelindeki tüm nokta nöbetçilerinin çalışma saatleri 8/24 veya 12/36 sistemine ne zaman geçecektir?"haberler
242 0 03.10.2022
Kıbrıs’a daha fazla Asker göndereceğiz açıklaması yaptı
Gündem
Kıbrıs’a daha fazla Asker göndereceğiz açıklaması yaptıDışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Kıbrıs Türkünü korumak için oraya daha fazla güç göndereceğiz ve silah olarak da ne ihtiyacı varsa onları da karşılayacağız" dedi.Pamukkale Üniversitesi ÜNİAK Gençlik Buluşması'na katılan Çavuşoğlu, Türkiye'nin karşısına Dünya dahi dikilse Kıbrıs'ta, Ege'de, Doğu Akdeniz'de haklarını, hukuklarını korumaya devam edeceklerini ve bu konuda kararlı olduklarını söyledi.Abd'nin Kıbrıs Rum Kesimi'ne yönelik silah ambargosunu kaldırmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Çavuşoğlu, ortaya konulan “kara para aklama konusunda iş birliği yaptı, ödüllendirmek için yapıldı” söylemi karşısında görüşmelerinde ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'a, “Silahınız dışında başka verecek bir şeyiniz yok mu?” sorusunu yönelttiğini aktardı. ÇAVUŞOĞLU: PARA VERİN, SEVERLER Çavuşoğlu, Blinken'a, “Para verin. Severler. İhtiyaçları da vardır. Niye silah veriyorsunuz? Bu silahı kime karşılık veriyorsunuz?” sorularını yönelttiğini söyledi. SİLAH OLARAK NE İHTİYAÇLARI VARSA KARŞILANACAK ABD tarafının aldığı karara karşılık Çavuşoğlu, “Kıbrıs Türkünü korumak için oraya daha fazla güç göndereceğiz ve silah olarak da ne ihtiyacı varsa onları da karşılayacağız.” dedi.Çavuşoğlu, Türkiye'nin haklarını, çıkarlarını korumak için de diplomasinin tüm imkanlarını kullandıklarını vurgulayarak, sahada ve masada güçlü olduklarının altını çizdi.sözcü
166 0 29.09.2022
İmamoğlu Şehit ve Gazi dernek temsilcileriyle buluştu
Gündem
İmamoğlu Şehit ve Gazi dernek temsilcileriyle buluştuİBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘19 Eylül Gaziler Günü'nde, gazi dernekleri yöneticileriyle bir araya geldi. Atatürk'ün ‘Mecbur kalmadıkça savaşmak, bir cinayettir' sözünü hatırlatan İmamoğlu, “Mecbur kaldığında gereğini yapan bir milletiz. Allah, inşallah hiç savaş nasip etmesin. İyi ki varsınız. Memleketimizin teminatı olan sizleri, İstanbul halkı adına ağırlamaktan da onur duyuyorum” dedi. İBB tarafından kurulan Şehit Yakınları ve Gazilerle İlişkiler Müdürlüğü'nün çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getiren gaziler de “Bütün gazilerimizin evlerine kadar kapılarının çalınıp, onların halinin hatırının sorulmasının anlamlı hale geldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Haber Fotoğrafları için TIKLAYIN İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 19 Eylül Gaziler Günü'nde gazilerle bir araya geldi. Emirgan'daki Beyaz Köşk'te gerçekleştirilen buluşmada; Türkiye Muharip Gazileri Derneği, Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği, 15 Temmuz Derneği, Emekli Subaylar Derneği ile Emekli Astsubaylar Derneği yöneticileri yer aldı. Konuklar arasındaki Kore gazisi Hayrettin Eren ile özel olarak ilgilenen İmamoğlu, duygularını şu sözlerle dile getirdi: “VARLIĞINIZA MİNNETTARIZ” “Gazilerimizi gördüğümüzde hem gururla anıyoruz hem de memleketimiz adına da bir teminat ruhu kazanıyor insan. Halkımızda sizin varlığınız, bir nevi o ruhun yansıması, o ruhun taşınması ümidini daha da güçlendiriyor. Tüm gazilerimize Allah sağlık, sıhhat nasip etsin, güzel ömür nasip etsin. Kaybettiklerimize rahmet diliyorum. Şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun. Varlığınıza minnettarız. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün gazilerimizden Allah hepsinden razı olsun diyoruz memleketimiz, milletimiz adına, ülkemiz adına, devletimiz adına. Savaş ya da bir çatışma, elbette hiç kimsenin isteyeceği bir şey değil. Atatürk'ün sözünü ben çok önemsiyorum. ‘Mecbur kalmadıkça savaşmak, bir cinayettir' diye bir tabiri var. Ama bazen memleketin, milletin bekası için, bazen devletini, milletini savunmak için, bazen de dünyanın barışı için, -ulusun varlığına o da bir teminat- mücadele içerisinde olan silah kuvvetlerimiz var, güvenlik güçlerimiz var, vatandaşlarımız var, insanlarımız var. Bu bağlamda, mecbur kaldığında gereğini yapan bir milletiz. Allah, inşallah hiç savaş nasip etmesin. İyi ki varsınız. Varlığınızı, memleketimizin teminatı olan sizleri İstanbul halkı adına ağırlamaktan da onur duyuyorum.” GAZİLERDEN “MÜDÜRLÜK” TEŞEKKÜRÜ İBB tarafından kurulan Şehit Yakınları ve Gazilerle İlişkiler Müdürlüğü'nün çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getiren Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği İstanbul Şube Başkanı Önder Çelik de “Bütün gazilerimizin evlerine kadar kapılarının çalınıp, onların halinin hatırının sorulmasının daha bir anlamlı hale geldiğini görüyoruz. Bizler de temsilci olarak, bu anlamda yapılan hizmetlerden dolayı şahsım ve bütün üyelerimiz adına, şehit yakınlarımız, gazilerimiz adına sizlere teşekkür ediyoruz. Elbette ki eksiklikler var, ama bunlar zamanla giderilecek, tolere edilecek konular. Gaziler Günü münasebetiyle bizleri burada ağırladığınız için, sizlere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.IBB
196 0 22.09.2022
Şehit ağabeyi anısına çocukları sünnet ettiriyor
Gündem
Şehit ağabeyi anısına çocukları sünnet ettiriyorAdana'nın Feke ilçesinde hayırsever vatandaş, 1995 yılında şehit olan ağabeyi anısına çocukları sünnet ettiriyor.Esnaflık yapan 42 yaşındaki Ahmet Şener, 1995 yılında Siirt'in Eruh ilçesi Bağgöze köyünde teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan ağabeyi Yeter Şener'in anısına 3 yıl önce çocukları sünnet ettirmeye başladığını söyledi.İlçedeki muhtarlar ile iletişim halinde olduğunu, onların verdikleri bilgi doğrultusunda çocukları sünnet ettirdiğini ifade eden Şener, "3 yılda 250 çocuğu sünnet ettirdim. Programa ara ara devam ediyorum. Sünnet ettirdiğim bazı çocuklara kirvelik de yapıyorum." dedi.Şener, sünnet olan çocuklara çeşitli hediyeler de verdiğini belirtti.Musalar Mahallesi Muhtarı Sadık Dayanıklı da Şener'in her zaman kendilerine destek olduğunu belirterek, teşekkür etti.Haberler
143 0 16.09.2022
Ermenistan 50 Azerbaycan  Askerini Şehit etti
Gündem
Ermenistan 50 Azerbaycan Askerini Şehit ettiAzerbaycan Savunma Bakanlığı'nın açıklamasında, “Ateşkese rağmen saat 16.55'te Karakilise ilinin Vağudi köyündeki Ermeni mevzilerinden Laçın ilinin Ahmetli köyündeki Azerbaycan mevzilerine top ateşi açıldı. Azerbaycan birlikleri de misillemede bulundu.” denildi.Açıklamada, “09.00'dan itibaren ateşkes ilan edilmesine rağmen Ermenistan, sınır boyunca top ve diğer ağır silahları kullanarak ateşkesi yoğun bir şekilde ihlal ediyor.” ifadesi kullanıldı. 50 ASKER ŞEHİT OLDU Bakanlıktan yapılan açıklamada şöyle denildi: 12 Eylül gecesi ve 13 Eylül sabahı Ermeni Silahlı Kuvvetleri Azerbaycan-Ermenistan devlet sınırının Daşkesen, Kelbecer, Laçin ve Zengilan yönlerinde geniş çaplı bir provokasyon gerçekleştirdi. Azerbaycan Ordusu'ndan 42 askeri personel ve Devlet Sınır Teşkilatından 8 askeri personel olmak üzere Silahlı Kuvvetlerin toplam 50 askeri personel hayatını kaybetti. Şehit askerlerimizin ailelerine ve yakınlarına en derin taziyelerimizi sunuyor, yaralılarımıza Allah'tan şifa diliyoruz. Şehitlerimizin kanı yerde kalmadı. Şehit askeri personelimizin isim listesinin kamuoyuna sunulacağını bildiririz. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de Twitter hesabından Azerbaycan halkına, şehitlerin aile ve yakınlarına taziye dileklerinde bulundu. Aliyev paylaşımında “Şehitlerin kanı yerde kalmadı.” ifadelerini kullandı. MSB'DEN AÇIKLAMA Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi: Azerbaycan-Ermenistan sınır hattında meydana gelen çatışmalarda şehit olan Azerbaycan ordusundaki kahraman askerlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, kardeş Azerbaycan halkına da başsağlığı ve sabır dileriz. Ermenistan, yıllardır süregelen provokatif ve saldırgan tutumunu tamamen terk etmeli ve kendisine uzatılan barış elini bir fırsat bilmelidir. Türkiye olarak her zaman öz kardeşlerimizin yanındayız ve daima da yanında olacağız! RUSYA-AZERBAYCAN GÖRÜŞMESİ  Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov telefon görüşmesinde, Ermenistan-Azerbaycan sınırında yaşanan çatışmaları ele aldı.Azerbaycan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Lavrov ve Bayramov'un telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi.Bayramov, Ermenistan ordusunun geniş kapsamlı provokasyonu sonucu oluşan durum ve saldırının önlenmesi için Azerbaycan'ın attığı adımlar hususunda Lavrov'a bilgi verdi.Ermenistan'ın son ayda Azerbaycan mevzilerini sürekli ateş altına aldığını, arazilere mayın döşediğini belirten Bayramov, üçlü bildirilerin aksine Ermeni silahlı güçlerin Azerbaycan topraklarından tamamen çekilmediğini hatırlattı. Lavrov, Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya liderleri arasında imzalanan üçlü bildirilerin eksiksiz uygulanmasının önemine ve bölgede çatışmaların önlenmesinin gerekli olduğuna dikkati çekti. ABD'DEN AZERBAYCAN VE ERMENİSTAN GÖRÜŞMESİ ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ermenistan-Azerbaycan arasındaki çatışmalar üzerine Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefonla görüştü.ABD Dışişlerinden yapılan yazılı açıklamada, “Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile Ermenistan'daki bombardıman haberleri da dahil olmak üzere Ermenistan-Azerbaycan sınırındaki askeri eylemler konusundaki derin endişemizi iletmek için önceki gece görüştü.” ifadelerine yer verildi.Blinken'ın, askeri güçlerin çekilmesi gerektiğini vurguladığı belirtilen açıklamada, “Başbakan Paşinyan'a, ABD'nin, Ermenistan ile Azerbaycan arasında çatışmayı derhal durdurma ve barış anlaşması için baskı yapacağına dair güvence verdiği” bilgisi paylaşıldı.Diğer taraftan Blinken'ın Aliyev ile de konuşmasına ilişkin yapılan yazılı açıklamada ise sınırdaki çatışmalar ve Ermenistan'daki bombardıman konusundaki kaygıların iletildiği aktarıldı.Açıklamada ayrıca, “Blinken, Cumhurbaşkanı Aliyev'i düşmanlığı durdurmaya çağırdı ve ABD'nin Ermenistan ile Azerbaycan arasında çatışmayı derhal durdurma ve barış anlaşması için bastıracağını vurguladı.” ifadesi kullanıldı. AGİT'TEN “ÇATIŞMALARI DURDURUN” ÇAĞRISI Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Dönem Başkanı ve Polonya Dışişleri Bakanı Zbigniew Rau, “Azerbaycan ve Ermenistan sınırındaki düşmanlık derhal durdurulmalı. Diplomatik yollarla bugüne kadar elde edilenler heba edilmemeli.” değerlendirmesinde bulundu.AGİT'ten yapılan yazılı açıklamada, Polonya Dışişleri Bakanı Rau ve AGİT Genel Sekreteri Helga Schmid'in iki ülke arasındaki gerginliğe ilişkin görüşlerine yer verildi.Dışişleri Bakanı Rau, son 18 ayda taraflar arasında bir barış anlaşması sağlanmasına yönelik uzlaşı da dahil elde edilen kazanımlara bu tür çatışmalar zarar verdiği gibi çok sayıda sivilin yaşamını da riske attığını aktardı.Rau, “Azerbaycan ve Ermenistan sınırındaki düşmanlık derhal durdurulmalı. Diplomatik yollarla bugüne kadar elde edilenler heba edilmemeli.” görüşünü paylaştı.AGİT Genel Sekreteri Schmid, daha fazla can kaybının önlenmesi için çatışmalara son verilmesi gerektiğini belirterek, Teşkilatın bölgede kalıcı barışın sağlanması için yardıma hazır olduğunu kaydetti. ERMENİSTAN PROVOKASYONDA BULUNMUŞTU Ermenistan ordusu dün akşam saatlerinde sınırın Daşkesen, Kelbecer ve Laçın istikametlerinde geniş kapsamlı provokasyonda bulunmuş, Ermeni birliklerce Azerbaycan ordusunun mevzileri arasındaki arazilere ve yollara mayın döşenmişti. Bu durumu önlemek için Azerbaycan birliklerince alınan tedbirler neticesinde çatışmalar başlamıştı.Yaşananların, 2. Karabağ Savaşı sonrasında Ermenistan ve Azerbaycan arasında meydana gelen en büyük çatışma olduğu belirtiliyor.Sözcü
205 0 13.09.2022
  • 1
  • ...
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • ...
  • 109

Şehitler

Cüneyt Kandemir
Cüneyt KandemirGürcistan 483 11.11.2025
Nihat İlgen
Nihat İlgenGürcistan 230 11.11.2025
Serdar Uslu
Serdar UsluGürcistan 204 11.11.2025
Gökhan Korkmaz
Gökhan KorkmazGürcistan 249 11.11.2025
Yasin KOÇYİĞİT
Yasin KOÇYİĞİTYalova 282 29.12.2025
İlker PEHLİVAN
İlker PEHLİVANYalova 241 29.12.2025
Turgut KÜLÜNK
Turgut KÜLÜNKYalova 275 29.12.2025
Emre Albayrak
Emre Albayrakİstanbul 575 08.12.2025

Gaziler

Metin Kuş
Metin KuşKastamonu 1,298 04.05.2011
Muharrem Çelik
Muharrem ÇelikSuriye 943 10.10.2019
Ahmet Karakuş
Ahmet KarakuşSuriye 754 31.12.2020
Hasan Hüseyin Karataş
Hasan Hüseyin KarataşSuriye 640 13.02.2017
Mehmet Demirtaş
Mehmet DemirtaşKuzey Irak 1,316 25.10.2022
Osman Sefa Tosun
Osman Sefa TosunKuzey Irak 816 05.09.2022
Umut Eşgünoğlu
Umut EşgünoğluKuzey Irak 1,031 28.11.2022
Bünyamin Kocaman
Bünyamin KocamanKuzey Irak 1,119 16.10.2022

Çok Okunanlar

Şehit Sayısı 20 Oldu 2  Korucu daha şehit oldu
Şehit Sayısı 20 Oldu 2 Korucu daha şehit olduŞehit Sayısı 20 Oldu 2 Korucu daha şehit olduŞehit Haberleri 94,622 06.02.2020
Cami İmamı 33 Şehit sonrası ahlaksız paylaşım yaptı serbest bırakıldı
Cami İmamı 33 Şehit sonrası ahlaksız paylaşım yaptı serbest bırakıldıManisa'da imam Ali Metin Özyurt'un, İdlib'de 33 askerimizin şehit olması sonrası yaptığı ahlaksız paylaşım büyük tepki gördü. Gözaltına alınan imam, savcılıkta ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.Manisa'nın Alaşehir ilçesindeki bir camide imamlık yapan Ali Metin Özyurt, 27 Şubat'ta Suriye'de 33 şehit verdiğimiz saldırı sonrası skandal bir paylaşıma imza attı. Özyurt, bir arkadaşının Facebook gönderisine “Asker veya polis olun diye kimse kafamıza silah dayamıyor. Şehadeti göze almayan godoş, anasının dizinin dibinden ayrılmasın. Bırakın ucuz ajitasyonları” şeklinde yorum yaptı. İĞRENÇ SATIRLAR Paylaşım yapan E.B'nin, “Kimisi çaresizlikten gidiyor hocam” yorumunu da yanıtlayan imam, şu iğrenç satırlara imza attı: Çaresizlik diye bir mazeret olamaz. Maaşın cazibesine kapılıp, asker veya polis olmayacaksın. Din, vatan, millet sevdan yoksa, bu mesleği seçmeyeceksin. Para için seçtiysen de zırlamayacaksın. Devletin şehit ve gazilere gösterdiği ayrıcalığı başka devletler göstermiyor.Tepkiler üzerine gözaltına alınan Ali Metin Özyurt, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Manisa İl Müftüğü de konuyla ilgili soruşturma başlattı. sözcü - Son 5 Ayda Suriye'de Şehit olan Askerlerimizin bilgileri için TIKLAYIN Yayına veren:Editör   Gündem 35,351 03.03.2020
377 Terör Gazisinin Maaşları dün itibariyle Kesildi
377 Terör Gazisinin Maaşları dün itibariyle KesildiTerörle Mücadelede yaralanıp Gazi olan ve İş hakkı kanunu ile Resmi kurumlarda çalışan v e yasal çalışma süresini tamamladıktan sonra emeklilik hakkı kazanan ve 01.01.2014 Tarihinden önce Emekli olan 377 Terör Gazisinin dün 17.12.2019 itibariyle Emeklilik maaşları kesildi. Türkiye Cumhuriyeti 61.Hükümeti ve Dönemin Başbakanı olan Recep Tayyip ERDOĞAN'ın Başbakanlığındaki hükümet Aşağıdaki kanunu çıkarmıştır. İlgili Kanun 2013 / 6495 sayılı kanun - 2 Ağustos 2013  CUMA – Kabul Tarihi: 12/7/2013 - Sayı : 28726 MADDE 80 – 2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “(5434 sayılı Kanunun 18/1/1979 gün ve 2177 sayılı Kanunla değişik 64 üncü maddesinden yararlananlar hariç)” ibaresi çıkarılmış, son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanarak aylık bağlananlara aylık bağlama tarihi itibarıyla sosyal güvenlik kurumlarınca kendi sigortalılığı nedeniyle ödenmekte olan gelir ve/veya aylıkların toplamı, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesi gereğince öğrenim durumuna göre belirlenecek giriş derece ve kademesi ile 30 yıl fiili hizmet süresi esas alınarak mülga hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanacak vazife malullüğü aylığının %25 artırımlı tutarından az olamaz ve bu şekilde belirlenen gelir ve/veya aylıklar ilgili sigortalılık hâlindeki aylık artışları dikkate alınarak artırılır. Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına girenler, aylıklara ilişkin hükümler hariç olmak üzere (d) bendi kapsamına girenlerin malullük hâline bağlı olarak yararlandığı haklardan da aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlandırılır. Bu Kanuna veya bu Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı ve mülga 64 üncü maddesi kapsamında aylık bağlanan malullerin, malul sayılmaları sebebiyle aylık bağlandığı tarihten önceki her türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri, malullük aylığı bağlanmasından sonra geçecek çalışma veya sigortalılık süreleriyle hiçbir sebeple birleştirilemez. Bu şekilde aylık bağlanmasından önce geçen söz konusu süreler; malullük aylığı bağlanmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık hâli ile mülga 2829 sayılı Kanun uygulaması yönünden dikkate alınmayacağı gibi, sonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık/emeklilik, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Ancak, bu Kanuna göre aylık bağlandığı tarihten sonra çalışmaya başlayanlardan, aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra olanlar için 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümleri uygulanamaz. Yukarıda belirtilen kanunlara  göre  malullük  aylığı bağlanmasına esas alınmış hastalık ya da engellilik hâlleri ve bu hastalık ya da engellilik hallerindeki ilerlemeler, sonradan geçen çalışmalar sebebiyle yaşlılık aylığına hak kazanılması koşullarının belirlenmesinde dikkate alınmaz.” “Bu madde hükümleri 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi kapsamındakiler ve harp malulleri hakkında da uygulanır.” MADDE 84 – 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “EK MADDE 2- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56  ncı  maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü  maddelerine, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine aylık bağlananlara bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir. Aynı kanunlar kapsamına giren sebeplerle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almaktayken faizsiz kredi hakkından yararlanmaksızın hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri için ise; bir konut ile sınırlı olmak üzere, öncelikle dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasına konut sahibi yapmak amacıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir. Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık  bağlanan  malullerden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de birinci fıkra hükmünden yararlanırlar. Bu kredinin tavan tutarı, Yüksek Planlama Kurulunca belirlenir. Kredi için yapılacak başvurulara, kredilerin kullandırılmasına, geri ödeme süre ve yöntemlerine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Toplu Konut İdaresince çıkarılan yönetmelik ile belirlenir.” MADDE 86 – 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “EK MADDE 1- 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve  (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarının ve sürekli işçi kadrolarının  %2'sini aşağıdaki hükümlerde belirtilen hak sahiplerinin istihdamı için ayırmak ve bu madde hükümleri çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça atama teklifi yapılanları atamak zorundadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına, ilgili mali yılda 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 7 nci maddesi kapsamında yapabilecekleri toplam atama sayılarının ne kadarını bu madde kapsamında yapılacak atamalar için ayıracağı ve buna ilişkin diğer hususlar Başbakan onayı ile belirlenir. Bu madde kapsamında hak sahipliği sonucunu doğuran durumlar aşağıda belirtilmiştir: a) 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrası, bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlar, b) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında vazife malulü sayılan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli ile Emniyet Teşkilatından Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli, c) (b) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olanlardan vazife malulü sayılanlar, ç) 21 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında vazife malulü sayılanlar, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında aylık bağlananlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybetmiş veya engelli hale gelmiş olanlar ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait fabrika, işletme, müessese veya bağlı ortaklıklarda görevli  olanlardan  patlayıcı maddelerin üretimi, incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi sırasında oluşacak patlamalardan dolayı hayatını kaybedenler. İstihdam hakkından; a) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi; ana, baba ve kardeşi yoksa eş veya çocuklarından toplam iki kişi; eş veya çocuğu yoksa ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişi, b) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan malullerin kendileri veya eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi, c) İkinci fıkranın (c) bendine göre malul sayılanların kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi, ç) İkinci fıkranın (ç) bendine göre engelli hale gelenlerin kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,yararlanır. Bu madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya pozisyonlar için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili mevzuatında öngörülen nitelik ve şartları taşımaları zorunludur. Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar, birinci fıkrada sayılan kurumlarda görev yapanlar, istihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar ile kırk beş yaşını bitirmiş olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar ve bu durumda olanlar yukarıdaki fıkraların uygulanmasında dikkate alınmaz. Hak sahiplerinden ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı kadrolara; ortaöğretim ve yükseköğretim mezunu olanların ise memur unvanlı kadrolara atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca yapılır. Sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadrolarına yapılacak atama tekliflerinde ise hak sahiplerinin bu fıkra uyarınca öğrenim durumları itibarıyla atanabilecekleri kadro unvanları dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığınca belirlenen aynı veya eşdeğer unvanlı pozisyon ve kadrolar esas alınır. Kamu kurum ve kuruluşları bu madde kapsamında atama yapılması amacıyla ayırdıkları %2 oranındaki kadro ve pozisyonların unvan ve sayısını her yılın şubat ve ağustos aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. Bu madde kapsamında başvuranlardan hak sahibi olanlar İçişleri Bakanlığınca tespit edilerek, liste hâlinde her yılın mart ve eylül aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına  bildirilir.  Bildirilenlerin  atama  teklifleri,  kamu  kurum  ve  kuruluşlarının  söz konusu münhal kadro ve pozisyonlarına Devlet Personel Başkanlığınca kırk beş gün içinde yapılır. Kamu kurum ve kuruluşlarınca atama yapılabilecek kadro ve pozisyonların bildirilmemesi veya unvan bazında ihtiyacın karşılanamaması durumunda Devlet Personel Başkanlığınca kapsamdaki kamu kurum ve kuruluşlarının münhal kadro ve pozisyonlarına resen atama teklifi yapılır. Atama işlemlerinin, atama teklifinin kamu kurum ve kuruluşuna intikalinden itibaren otuz gün içinde yapılması zorunludur. Atama emri ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. İlgililerin işe başlama sürelerine ve işe başlamama hâlinde yapılacak işlemlere ilişkin olarak 657 sayılı Kanunun 62 nci ve 63 üncü maddeleri hükümleri uygulanır. Atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanlar bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemezler.  Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. Bu maddenin uygulanmasında takip edilecek usul ve esaslar ile diğer hususlar; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının görüşleri alınmak suretiyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.” MADDE 88 – 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesine birinci ve dördüncü fıkralarından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, aynı maddenin mevcut ikinci fıkrasında yer alan “malûl, yaşlı,” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hükümleri” ibaresi “ilgili diğer hükümleri” ve beşinci fıkrasında yer alan “üçüncü fıkrada” ibaresi “beşinci fıkrada” şeklinde değiştirilmiştir. “24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkındaki Kanun veya 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetleri sebebiyle vatani hizmet tertibinden aylık bağlananların; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenler ile vazife malulü sayılarak aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin ya da aynı kapsamda aylık almaktayken hayatını kaybedenlerin eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; engelliler için sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere birlikte yolculuk ettikleri refakatçileri, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından   kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanırlar. Türk vatandaşı olan altmış beş yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi hatları ile belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise %50 indirimli olarak yararlanırlar. Bu fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar, belediyeler, belediyeler tarafından kurulan şirketler, birlikler, müessese ve işletmeler altmış ila altmış beş yaş arasında bulunan kişilerin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli olarak yararlanmasını sağlayabilirler.” “İlgili kurumlar, belediyeler ile belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketler, ücretsiz ve indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alırlar. Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullandırılmaması hâlinde bu haktan faydalandırılmayan her kişi için toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası mülki idare amiri tarafından uygulanır. Bu maddeye göre verilecek idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Maliye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. 1005 sayılı Kanun ve 3292 sayılı Kanun kapsamında vatani hizmet tertibinden aylık bağlananlar ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre harp veya vazife malullüğü aylığı bağlananların ya da 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlananların veya harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almakta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin, bu fıkrada sayılan kanunlar veya maddeler gereğince dul ve yetim aylığı bağlananların ikametgâhlarında kullandıkları elektrik enerjisi ücreti %40'tan; belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücreti ise %50'den az indirim içermemek üzere belirlenecek tarife üzerinden alınır.” MADDE 92 – 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve (b) bendinin üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı bendin dördüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış, (c) bendinde yer alan “Sivil iştirakçiler ile” ibaresi “Sivil iştirakçilere uygulanacak  azami   derece  ve  kademe,  öğrenim  durumları  ve  hizmet   sınıfları   itibarıyla 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yükselebilecekleri derece ve kademe;” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve mevcut üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.  “Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananların bu aylıkları, aşağıdaki esaslar dahilinde yükseltilir.” “Astsubaylar ve uzman jandarmalarda yükselinebilecek azami derece ve kademe, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda kendilerine ilişkin aylık gösterge tablosunda belirlenmiş olan en yüksek derece ve kademedir.” “Bu madde kapsamında yapılacak olan intibak işlemlerinde, 1 Eylül tarihi esas alınır. 1 Eylül tarihi esas alınarak yapılacak olan intibak işlemlerinde, görevde iken yapılan son terfi işleminin üzerinden bir tam yıl geçmemiş olanlar hakkında izleyen yılın 1 Eylül tarihi itibarıyla intibak işlemi yapılır.” MADDE 93 – 5434 sayılı Kanunun ek 79 uncu maddesinin birinci, dördüncü, altıncı ve onuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. “Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi, 2330 sayılı Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananlara, bu madde uyarınca ek ödeme verilir.” “Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri, birinci derece malullere uygulanan gösterge üzerinden; aynı sebeplerle malullük aylığı almakta iken ölenlerin dul ve yetimleri ise malullerin hayatta iken maluliyet derecelerine göre yararlandıkları gösterge üzerinden ve sosyal güvenlik kanunlarına göre dul ve yetim aylığı aldıkları süre ile sınırlı olarak ek ödemeden yararlanır. Dul ve yetim sayısının bir kişiden fazla olması hâlinde, verilecek ek ödeme hak sahipleri arasında eşit olarak paylaştırılır.” “Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin, aynı sebeplerle malullük aylığı almakta olanların veya bunlardan ölenlerin çocuklarına her ay için; ilköğretimleri sırasında (1.250), ortaöğretimleri sırasında (1.875) ve yükseköğretimleri sırasında (2.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda eğitim ve öğretim yardımı yapılır. Bu yardımlar, yılda bir kez olmak üzere, bulunulan yılın Eylül ayında geçerli olan memur aylık katsayısına göre hesaplanarak 1 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında ve öğrenim durumunu gösterir belge ile birlikte yapılacak talep tarihindeki öğrenim seviyesi esas alınmak suretiyle toptan ödenir. 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında faaliyet gösteren özel eğitim okullarında eğitim alanlar da bu fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlanırlar.” “Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık  bağlanan  malullerden,  5510  sayılı  Kanunun  4  üncü  maddesi  kapsamında çalışmaya başlamaları sebebiyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de yukarıdaki esaslar dahilinde ek ödeme ile eğitim öğretim yardımından yararlanırlar.” MADDE 95 – 5434 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 225- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp malullüğü veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlar ile bunlardan aylık almakta iken ölenlerin veya anılan madde ve kanunlara göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri; bu maddeyi düzenleyen Kanunla ana ve babalara aylık bağlanabilmesine ilişkin olarak bu Kanunun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişikliklerin, bağlanmış olan aylıkların intibak suretiyle arttırılmasına ilişkin ek 77 nci maddesinde yapılan değişikliklerin, ek ödeme ve eğitim öğretim yardımı verilmesine ilişkin olarak ek 79 uncu maddesinde yapılan değişikliklerin durumlarına uygun hükümlerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki döneme ilişkin olarak herhangi bir fark ödenmeksizin ilgili maddelerde belirlenmiş olan usul ve esaslar çerçevesinde yararlandırılırlar. Ek 79 uncu madde kapsamında ek ödemenin beş katı tutarında yardım yapılmış olması hâlinde, bu ödemenin yapıldığı beşinci yılı takip eden ödeme dönemine kadar bir süre geçmedikçe bu maddeyi düzenleyen Kanunla ek 79 uncu maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikten dolayı ödeme yapılmaz. Beş yıllık dönemin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolmuş olması hâlinde geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmaz. 72 nci maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde bu Kanunla yapılan değişiklik neticesinde, aylık bağlama şartları yeniden düzenlenen kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bağlanmış olan aylıkları sebebiyle açtıkları davalardan feragat etmeleri hâlinde; kendilerine çıkarılmış olan borçların faize ilişkin kısmı terkin olunur, anaparaya ilişkin kısmı ise beş yıla kadar taksitlendirilir ve haklarındaki mevcut dava ve icra takiplerinden vazgeçilir. Aylık taksit tutarının kişinin gelirinin dörtte birini aşması hâlinde taksit süresi uzatılır. Ancak, adlarına borç çıkartılmış olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra vefat edenlerin vefat tarihi itibarıyla borçlarının kalan kısmı; önceden vefat edenlerin ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla borçlarının kalan kısmı tahsil edilmez ve haklarında bu amaçla dava veya icra takibi bulunması hâlinde bunlardan vazgeçilir.” MADDE 96 – 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin birinci ve ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri veya 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi uygulanarak  aylık  bağlanmasını  gerektiren  kanunlara  göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmez.” MADDE  97 – 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesi ile onbeşinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinin birinci cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.” “5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir ve bunlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.” “Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında uzun vadeli sigorta kollarının uygulanmasına devam edilir.”   Kanunun Tamamı İçin TIKLAYIN  Yayına veren: Editör - Özel Haber    Editör Haberleri 7,155 18.12.2019
Ayakkabı Boyarken Şehit Haberini aldı
Ayakkabı Boyarken Şehit Haberini aldıŞehit Babası Ayakkabı Boyarken Şehit Oğlunun Haberini aldıEditör Haberleri 5,617 28.11.2019
Suriye Esat Askerlerimize saldırdı 7 Şehit 4 yaralımız var
Suriye Esat Askerlerimize saldırdı 7 Şehit 4 yaralımız varSiriye' idlip'teki gözlem noktasındakı Askerlerimize yönelik  Esad Güçlerinin saldırısı sonucu 4 Askerimiz Şehit oldu,birisi ağır olmak üzere 9 askerimiz yaralandı milli savunma acıklaması:Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İdlib'de çıkan çatışmada dört askerimiz şehit düşerken, biri ağır dokuz askerimizin de yaralandığı belirtildi.   İlgili Haberler Suriye'de Askerlerimize saldırı 4 şehit 9 Yaralımız var Erdoğan: 30-35 civarında Suriyeli Asker Öldürüldü  Rusya'dan 4 Şehit Açıklaması: Bize Haber vermediler 4 Şehit Askerimizin Naaşları Hatay'a getirildi  4 Şehit sonrası Rusya ile ortak devriyeyi iptal ettik Şehit Sayısı 5 oldu yaralı Askerimiz şehit oldu Şehit Sayısı 6 oldu Sivil Personel Şehit oldu Şehit Askerin  Kimliği Belli Oldu(Afyonkarahisar) Şehit Askerin Kimliği Belli Oldu(Osmaniye) Bakan Geziyi bıraktı Komutanlarla Suriye Sınırına gitti Şehit Askerin kimliği belli oldu(Sakarya) Şehitlerin Kimliği belli oldu Gaziantep'e 2 şehit haberi Meral Akşener Şehitler için Meclis'te gizli oturum yapmamız gerekir Şehit Sayısı 7 oldu yaralı Asker Şehit oldu Sivil Şehit Personelin Kimliği belli oldu Bakan Akar:76 Suriye Askeri Öldürüldü Doğu perinçek Şehitlere saygısızlık Meral Akşener Gökkubbeyi Başlarına Yıkın Yayına veren: EditörEditör Haberleri 5,612 03.02.2020

Bilgi Sayfaları

- Künye- İletişim- Yayın İlkeleri- Kurallar- Gizlilik- Kullanıcı Sözleşmesi- Veri Politikası- Hakkımızda

Ziyaretçi Sayıları

Bugün
0
Dün
0
Bu Hafta
0
Bu Ay
0
Bu Yıl
0
Tüm Zamanlar
0

Kategoriler

- Tüm Haberler- Yurt Dışı Haberler809- Bahar Kalkanı0- Şehit Mevlit ve Anma1,698- Editör Haberleri620- Şehit Yetimleri215- Ziyaret Haberleri1,181- Şehit ve Gazi Aileleri1,935- Dernekler152- Şehit adı verilen yerler610- Asker, Polis, Korucu670- Şehit Haberleri1,055- Yurt İçi Operasyonlar1,037- Gündem1,084- Gazi Haberleri620

Sayfalar

- 2019 Yılı Şehitlerimiz- 2020 Yılı Şehitlerimiz- 2021 Yılı Şehitlerimiz- 2022 Yılı Şehitlerimiz- 2023 Yılı Şehitlerimiz- 2024 Yılı Şehitlerimiz- 2025 Yılı Şehitlerimiz- Valilikler Şehit-Gazi- Suriye Şehitleri- Vefat Taziye Haberleri- Recep Tayyip Erdoğan- Yaşar Güler- Ali Yerlikaya- Mahinur Özdemir Göktaş- Devlet Bahçeli
- Kuzey Irak Şehitleri- 6 Şubat Depremi Asker ve Polislerimiz- Öldürülen Terörist Haberleri
Copyright © 2024 - Tüm hakları saklıdır